CNN Türk Kanalının Kötü Bilimcileri

Mart 16, 2017

CNN Türk’te Emin Çapa ve Cem Seymen adında iki kişi var.

Bu kişiler bilim ve teknolojiyle ilgili çok haber yapıyor.

Haber yapmak dışında TEDx gibi yerlerde de sunumlar yapıyorlar.

Bu kişilerin sorunu bilimi de, teknolojiyi de pek iyi anlamamış olmaları.

Her programlarına yansıyor bu anlayışsızlık, bilgisizlik ve kavrayışsızlık.

Cem Seymen’in 28 Haziran 2015’de akşam saatlerinde yayınlanan programında akıl dışı iddialara yer verildi.

Örneğin, Seymen’in programında yer verdiği akademisyen dünyada 25 arı çeşidi olduğunu ve bunların beşinin yalnızca Türkiye’de bulunduğunu iddia etti.

Wikipedia’daki küçük bir araştırma dünyadaki arı çeşidinin 20 bin civarında olduğunu söylüyor.

Araştırma sırasında rastladığım bir başka linkte yalnızca İngiltere’de 250 çeşit arı yaşadığı yazıyor.

Seymen bunu ilk defa yapmıyor.

Kafasındaki bazı düşünceleri doğrulamak ve doğrulatmak için olağanüstü abartılara gidiyor, yalan-yanlış bilgileri ortaya savuruyor.

Emin Çapa da aynı şekilde abartmayı ve yalan-yanlış bilgiler vermeyi seviyor.

Çapa’nın İnternet’te çok paylaşılan bir TEDx sunumunda, Arşimet’in hamamda bulduğu prensipten söz ediliyor.

Çapa’nın sumununda çok bilinen bir yanlışa sapılıyor:

Çapa Arşimet’in suyun kaldırma kuvvetini bulduğundan söz ediyor ve Türk hamamlarında kaldırma kuvveti yok muydu diye kendisince zeki bir soru soruyor.

Sunumun bir yerinde doğruya yaklaşır gibi de oluyor gerçi;

Arşimet’in suyun kaldırma kuvvetini bulmadığını, cisimlerin suya batırıldıklarında hacimleriyle orantılı bir suyu taşırdıklarını bulduğunu söylüyor.

Biz tam "hah, şimdi doğrusunu söyleyecek herhalde;

Arşimet’in bulduğu şey cisimlerin hacimleri oranında su taşırmasıdır ve bu yoldan özgül ağırlıkları hesaplanabilir" derken yanlış bilgiye devam edip suya batırılan altın ve gümüşün farklı miktarlarda su taşıracağı gibi saçma bir bilgi veriyor, insana saç-baş yolduruyor.

Bize de "Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün olur" demek düşüyor.

Burada şu söylenebilir:

Çapa’nın yanlışına değil asıl söylemek istediği şeye bakın.

Ama bilim ve teknolojide usül ya da ayrıntılar ASIL kadar önemlidir.

Bilimi ve tekolojiyi diğer bilgi kaynaklarından ayıranlar bunlardır.

Küçükken okuduğum bir kitapta eşikte durmanın günah olduğu yazıyordu; eşikte duranları şeytan çarparmış.

Aslında doğru bir öneri bu; eşikte durulmaz, oturulmaz.

Neden? Çünkü insan vücudu kapıdan hızla geçen hava akımıyla kolay başa çıkamaz, hasta olur.

Eskiler bunu görüp şeytan çarpması şeklinde açıklamış.

Şimdi, aslında doğru bir şey söylüyor diye şeytan çarpması iddiasına inanacak mıyız?

Emin Çapa’nın sözleri benzer şekilde. Adam hepimize ayar vermeye çalışıyor, daha Arşimet’in neyi bulduğundan haberi yok.

Bize de onu alkışlamak mı düşmeli?

Türkiye: Kocaman bir tiyatro sahnesi

Mart 16, 2017

Kılıçdaroğlu ve CHP’nin ileri gelenleri Hollanda’yla yaşanan gerilimi mizansen, danışıklı dövüş olarak nitelendiriyor.

Kılıçdaroğlu daha da ileri gidip şöyle diyor: “Avrupa Hayır denmesini önererek Evet denmesini istiyor!”

Devlet Bahçeli kendisine muhalif olanların saldırıya uğramasını tiyatro olarak niteliyor.

Ak Partililere göre her şey zaten onlara karşı oynanan bir oyun, komplo.

En garip tiyatro iddiasını da dün duydum:

Bir doktor FETÖnün önde gelenlerine dokunulmadığını iddia etti.

Ona göre Erdoğan ve FETÖ danışıklı bir dövüş içindelermiş.

Erdoğan’ın asıl amacı devleti FETÖye bırakmakmış.

FETÖ de onun malına-mülküne dokunmayacakmış.

Akıl sağlığını korumak çok zor Türkiye’de.

Bir Avrupalı yetkili Erdoğan için “Gerçeklikle bağı kopmuş” demiş.

Yalnızca Erdoğan’ın mı, hepimizin gerçeklikle bağı kopmuş durumda.

İtilmiş kakılmış duruma düştük

Mart 12, 2017

Ahmet Davutoğlu dış politikanın içine etmişti, bundan daha kötüsü olamaz diyorduk.

Sonrakiler Türkiye’yi daha kötü duruma düşürdüler.

Herkesin itip kaktığı bir parya devlet haline geldik.

Sağ olasın Ak Parti.

Akşam gazetesi daha ne kadar aşağılaşacak acaba?

Mart 7, 2017

Tıp modern tıptır. Alternatifi yoktur.

Şubat 27, 2017

Kız çocukları: Hepsi birer prenses

Şubat 15, 2017

Çevremde çok tatlı kız çocukları var.

Ama hepsi de prenses olarak büyütülüyor.

Bu çocukların temel bilimler ve mühendislik gibi alanlarda çalışmayacakları kesin gibi.

Bu da sağlıklı bir durum değil.

Umarım Canan Dağdeviren bu türlü kızları yetiştiren ana-babalara güzel bir örnek olur ve çocuklarını bilim-teknik alanlarına yönlendirmelerini sağlar.

Az sayıda argümanla her tartışmayı kazanmak

Şubat 8, 2017

Bir forumda Güney Afrikalı beyaz bir kişinin Güney Afrika’nın bugünkü durumu hakkındaki düşüncelerini okudum.

Bu kişi ırk ayrımcılığı zamanında yetişmiş.

Sonra 1992’deki ırk ayrımcılığını kaldıran referandumu yaşamış.

Bu referandumda beyazların üçte ikisi ırk ayrımının kalkması yönünde oy kullanmış.

O zamandan bugüne, ırk ayrımının kalkması için silahlı-silahsız her türlü mücadeleyi veren partinin (Mandela’nın partisi olan ANC) devletin her kurumunu ele geçirdiğini söylüyor.

Bunun sonucunda da ülkedeki her kurum yozlaşmış ve çürümüş bir halde.

Kendisi gibi aklı başında insanların duruma her itiraz edişlerinde ANC yetkililerinden hemen hemen aynı karşılığı aldığını söylüyor:

“Sizin babalarınız, dedeleriniz, dedelerinizin dedeleri de bize çok kötülük yapmıştı.”

ANC yetkilileri girdikleri her tartışmayı bu argümanla kazandıklarını düşünüyor.

Ama tartışmayı hep aynı argümanlarla kazandığını düşünmek hem yanlış hem de insanı şu anda yaşanan yanlışlar ve kötülükler konusunda körleştiriyor.

Bugünün sorunlarına hep geçmişin yanlışlarıyla karşılık vermek sorunları çözmüyor.

Yukarıdaki tartışma Türkiye’ye de çok uygun.

Erdoğan ve Ak Parti Türkiye’nin zencileri olduklarını iddia ederek iktidara geldiler.

İyi şeylerin yanı sıra çok sayıda da kötü şeye imza attılar.

En kötü yanları ise kendilerine getirilen tüm eleştirileri geçmişte gördükleri kötü uygulamalara bağlamak.

Ekonomi mi kötü? 28 Şubat’ta ekonomi para babalarına peşkeş çekildiğinden kötü.

Yaşam tarzınızdan mı kaygılısınız? Bir de Cumhuriyet boyunca dindarların çektiğini düşünün.

15 Temmuz Darbesi? Onun da nedeni Cumhuriyet tarihi boyunca dindarların baskı altına alınmış olması.

Ak Parti bu argümanlarla girdiği her tartışmayı kazanır, aldığı eleştirileri yanıtlar.

Ama sorunları bu şekilde çözemez.

Referanduma 2 ay kala tahminim

Şubat 7, 2017

Hayır çıkacak diye düşünüyorum.

Nedenleri:

2009 yılında kriz en üst düzeydeydi ve yapılan yerel seçimlerde Ak Parti’nin oyu %40’ın altına inmişti.

Şimdi de kriz var.

Üstelik 2-3 yıldır devam ediyor.

2015’teki seçimde Ak Parti’nin oyunun %40 olması bu yüzdendi.

Sonra muhalefet partilerinin beceriksizliği yüzünden Kasım 2015’te oyu tekrar %49’a çıktı.

O tarihten bu güne ekonomi daha kötüye gitti.

Bu nedenle referandumda halk iyi bir tokat atacak gibime geliyor.

Umarım tahminim doğru çıkar:)

Anayasa tartışmalarının gölgelediği

Şubat 4, 2017

Ak Parti her zaman olduğu gibi toplumu gerecek, kamplara ayıracak bir şey buldu.

Anayasa ile yatıyoruz, anayasa ile kalkıyoruz.

Ak Parti anayasa için bütün gücüyle bastırıyor.

Ak Parti karşıtları da CHP çevresinde toplandı.

Bu süreçte CHP’nin yetersizlikleri, üretimsizliği, projesizliği, fikirsizliği unutuluyor.

CHP yönetimini değiştirmeli.

CHP proje üretmeli.

CHP fikir üretmeli.

Bunları yapmadan Kılıçdaroğlu ve CHP’yi her koşulda desteklemek anayasa değişikliğinin geçmesinden bile zararlı.

Anayasa tartışmaları arasında bunu da unutmayalım.

İyi Bilim Nasıl Bir Şeydir?

Şubat 2, 2017

Bilim var olanı açıklar, daha gözlenmemiş şeyleri de tahmin eder.

Kuantum Kuramının babalarından birisi olan Heisenberg bundan 80 yıl önce, 1936 yılında, Kuantum Kuramına göre güçlü manyetik alanların ışığı polarize edeceğini iddia etmişti.

Bu durum ancak şimdi gözlenebildi.

İyi bilim böyle bir şeydir.

http://www.forbes.com/sites/startswithabang/2017/02/02/heisenbergs-astronomy-prediction-comes-true-after-80-years-of-waiting/#1a62cb8f2441