Her bilgisayarı bir Web sunucu yapalım

Mart 10, 2021

Geçmişte, bilgisayara ilişkin bilgileri kolayca görüntülemek için bginfo benzeri güzel araçlar kullanıyorduk.

Bu tür araçlar halen de kullanılıyor.

Bir seçenek olarak, Windows’un kendi IIS ögesini ekleyip yapılandırmadan, “Pode” adındaki bir Powershell modülünü kullanarak, yönetici olmayan kullanıcıların bile bilgisayarda bir web sunucu oluşturmasını sağlayabiliriz.

Bu web sunucuda da bilgisayara ilişkin bilgilerin bir Web sayfası şeklinde görüntülenmesini sağlayabiliriz.

Aşağıdaki Powershell betiğini bağımsız şekilde çalıştırabiliriz ya da bir oturum açma betiği olarak tanımlayabiliriz.

Eğer oturum açma betiği şeklinde yapılandırılırsa, kullanıcı oturum açtığında otomatik olarak bir Web sunucu çalışmaya başlar. Bu yöntemin iyi yanı, kullanıcı oturumunu kapattığında web sunucunun da yok olmasıdır.

Yardım masası çalışanları, son kullanıcıyı http://127.0.0.1:6645 benzeri bir adresi açmaya yönlendirebilir, bu adresten de kullanıcının bilgisayarı hakkında bilgiler öğrenebilir.

WebInfo.ps1

# Web sayfasını yarat, içine ilgili bilgileri ekle

"<html>" > index.html

"<head>" >> index.html

"</head>" >> index.html

"<body>" >> index.html

"Computer Name: "+ [System.Net.Dns]::GetHostName() >> index.html

"<p>" >> index.html

"Operating System: "+(Get-CimInstance -ClassName Win32_OperatingSystem).caption >> index.html

"<p>" >> index.html

"User Name: "+(whoami)+" <p>" >> index.html

#IP adresinin alınması biraz karışık bir kodu gerektiriyor.

$VIPAddress=(Get-CimInstance -Class Win32_NetworkAdapterConfiguration -Filter ("IPEnabled=TRUE") | Select-Object @{label="IPAddress";expression={$_.ipaddress[0]}},@{label="IPSubnet";expression={$_.IPSubnet[0]}},MACAddress,@{label="DefaultIPGateway";expression={$_.DefaultIPGateway[0]}},DHCPServer,DHCPEnabled,DNSDomain,DNSServerSearchOrder)

$length=$VIPAddress.length

#IP adreslerini aldıktan sonra bunları web sayfasına ekleyelim

for($i=0;$i -lt $length;$i++){

"IP Address: "+$vipAddress[$i].ipaddress+" <p>" >> index.html

}

"</body>" >> index.html

"</html>" >> index.html

# “views” adında bir alt klasör yarat ve index.html dosyasını bu klasöre kopyala

md views

copy index.html views

#O anki kullanıcı için pode modülünü yükle. Kullanıcı yönetici olmak zorunda değildir

Install-Module -Name ‘Pode’ -Scope ‘CurrentUser’ -force

# Pode web sunucusunu başlat. Kullanıcı sıradan bir kullanıcı olduğu için IP adresini 127.0.0.1 olarak vermeliyiz. Diğer adresler kullanıcının yönetici olmasını gerektirir

#Web sitesinin portu 1024-65535 yapılırsa bilgisayarda bulunabilecek diğer Web siteleriyle çatışma olasılığı olmaz

Start-PodeServer {

Add-PodeEndpoint -Address 127.0.0.1 -Port 6645 -Protocol Http

Add-PodeRoute -Method Get -Path ‘/’ -ScriptBlock {

Write-PodeViewResponse -Path ‘index.html’

}

}

Oluşacak Web sayfası şu şekilde görünecektir:

Yusuf Akçura’nın Üç Tarzı Siyaset yapıtındaki bir bölüm

Şubat 20, 2021

"Günümüzdeki hükümdar, sultan, padişah

lakapları yerine halife dini sıfatını koymaya

çalıştı; genel siyâsetinde din, İslâm dini mühim

bir mevki tuttu. Normal okulların programlarında

dini maddelere ayrılan zaman arttırıldı. Eğitimin temeli dinileştirilmek istendi.

Dindarlık (görünürde kalsa ve ikiyüzlü olsa bile), hükümdarın

teveccühünü celbetmeye neden oldu.

Hükümdarlık sarayı hocalar, imamlar, seyyitler, şeyhler,

şerifler ile doldu. Bazı mülki memurluklara

sarıklılar tayin edilir oldu. Dinde sağlamlık belki

de hilafet makamına, hilafet makamından ziyade

o makamı işgal eden zata şiddetli merbutiyet ve

kulluk, gayri-Müslim kavimlere karşı nefret telkin

etmek üzere halk arasına vaizler gönderildi. Her

tarafta tekkeler, zaviyeler, camiler yapım ve

tamirine çalışıldı. Hacılar ehemmiyet kazandı."

Yusuf Akçura’nın Üç Tarzı Siyaset yapıtındaki bu parça sanki günümüzü de anlatıyor gibi.

Gazetecilerin ne yaptıklarının bilincinde olmadıklarına bir örnek: Hasan Cemal

Şubat 20, 2021

Hasan Cemal katliamı kınıyor, PKKyı suçluyor, sorumlu tutuyor, silahları susmaya devam ediyor.

Sen devlet adamı mısın, politikacı mısın yoksa gazeteci misin?

Gazeteci olduğunun bilincine var, haber yap, en çok yorum yap (olayları yorumlamak anlamında).

Ama olaylar konusunda kınama, suçlama, davet etme senin işin (ya da diğer gazetecilerin) değil.

Hasan Cemal ve çoğu gazeteci aslında gazeteci değiller. Onlar gazeteyi haber veren bir organ değil de dahil oldukları politik akımın propaganda aracı olarak görüyorlar.

Bu da faaliyetlerini bir çeşit sözcülük durumuna getiriyor: “Dahil olduğum taraf bu olayı kınıyor, tarafları serinkanlı olmaya davet ediyor”

Gazeteciler yalnızca gazeteci olmayı başarabilecek mi acaba?

İmamoğlu’nun En Kötü Vaatlerinden ve İcraatlerinden Birisi: 200 bin kişiye istihdam sağlamak

Şubat 18, 2021

İmamoğlu’nun seçim vaatlerinden birisi beş yılda 200 bin yeni iş olanağı yaratmaktı.

Bu vaadin ne olduğu belirsizdi: Belediye’ye 200 bin kişi mi alacak? Yoksa İstanbul’da öyle bir ortam yaratacak ki normalden 200 bin kişi fazla iş mi bulacak?

“Normalden 200 bin kişi fazla” kısmı önemli çünkü Ak Partili belediye zamanında da insanlar iş buluyordu zaten.

İnsanları belediyede işe yerleştirmek sorunlu. Çünkü İBB’nin çalışan sayısı 50 bin civarında.

Buna 200 bin kişi eklenemez. Böyle bir iş olanağı yok belediyede.

O zaman vaat, 200 bin kişiye özel sektörde iş bulmak.

Peki, özel sektörde yeni iş olanakları (normalden fazla iş olanağı) nasıl yaratılacak?

Yüzbinlerce kişiye iş bulacak şekilde yeni iş olanakları yaratmak bir yerel yönetimin üzerine düşen bir sorumluluk mudur?

İşsizlik Türkiye’nin en büyük sorunudur ama çözümü yerelde değildir. Ülke çapında ekonomik politika geliştirmek gerekir (ki bu konuda da CHP hiç iyi değil).

Neyse, yine İmamoğlu’nun vaadine dönelim, aşağıdaki mesaja bakalım:

Vaat istihdam bürolarına dönüşmüş. Yani, belediye işçi arayanlarla iş arayanları bir araya getirecek, bu şekilde yeni iş olanakları yaratacakmış.

Bu da birkaç açıdan sorunlu.

Birincisi zaten eleman arayan adama eleman bulmak yeni istihdam yaratmak oluyor mu? O işverenin eleman aramasında sizin nasıl bir etkiniz oldu?

Sizin istihdam büronuz özel sektörün aradığı eleman sayısını mı arttırdı?

İkincisi sizin istihdam büronuz olmasaydınız eleman arayanlar aradıkları kişiyi bulamayacaklar mıydı?

Bu işsizlik ortamında bir işveren eleman aradığını yakın çevresine duyursa kapısında kuyruk olur.

Hadi o şekilde bulamadı, ilan verir ya da bir insan kaynakları şirketine başvurur.

Her iki durumda da aradığını bulur, belediyenin istihdam bürosuna gerek yoktur.

İstihdam büroları işe yarıyor mu peki? İBB sözcüsü Murat Ongun’un 27 kasım 2020 tarihli mesajına bakalım:

Bu mesaj yukarıdaki sözlerimi yalanlıyor gibi görünüyor. 11853 kişiye iş bulmak iyi.

Ama bu rakama güvenilebilir mi?

İBB’nin 18 Ağustos 2020 tarihli haberinde, faaliyetlerine 2019 Haziran’ında başlayan istihdam bürolarının yaklaşık bir yıl içinde altı bin kişiye iş bulduğu söyleniyor:

Bir yılda altı bin kişiye iş bulunurken 2020 yılının Ağustos ayından Kasım ayına kadar nasıl bir gelişme oldu ki altı bin rakamı 11 bine çıktı?

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Başlangıçtaki 200 bin kişiye iş bulma vaadi yanlıştı, bu vaadi yerine getirme için kurulan istihdam büroları da yanlış.

Verilen rakamlar da güvenilir değil.

Bu vaat ve uygulamalar son derece gerçek dışı ve sahte.

Ak parti muhaliflerinin doğru, yerinde, ayağı yere basan vaatlere ve uygulamalara gereksinimi var, sahtekarlıklara değil.

Doğan Cüceloğlu’nun Ardından

Şubat 17, 2021

Doğan Cüceloğlu’nun ölümünden sonra yazılan mesajlar, değerlendirmeler inanılmaz.

Her kesimden, her görüşten insan onun hakkında çok olumlu şeyler yazıyor.

Herkese dokunabilmek, herkeste iz bırakabilmek çok güzel bir özellik.

İyi de, Cüceloğlu tam olarak ne anlattı bize? Yaşamımıza nasıl dokundu? Kendimizi geliştirme, daha iyi insan, daha iyi ana-baba olma bakımından bizi ne kadar geliştirdi?

Bu sorulara kendi adıma olumlu yanıtlar vermekte zorlanıyorum.

İyi insan ve iyi ana-baba olmak konusunda ne yazık ki bana çok şey katamadı.

Cüceloğlu’nu seven diğer insanlara kattığından da emin değilim.

Bir şekilde, hepimiz onu sevdik, anlattıklarını dinledik ama düşündüğümüzde bunlar sabun köpüğü gibi iz bırakmadan geldi geçti.

Daha iyi insan ya da ana-baba olmak konusunda başka bir kaynaktan yararlandım: Thomas Gordon’un "Etkili Anne Baba Eğitimi" kitabı.

Neden Cüceloğlu bana pek bir şey katmadı derken Gordon’un kattığını düşünüyorum?

Çünkü kitapta uygulayabileceğim (ve okuduktan sonra hep uygulamaya çalıştığım) pratik teknikler vardı:

Etkin dinlemek, çocukla ben diliyle konuşmak gibi. Gordon’un kitabı hem çocuklarla hem de yetişkinlerle daha iyi iletişim kurmamı sağladı diyebilirim (burada eşim araya giriyor: "İyi iletişim kurduğun halin buysa").

Cüceloğlu’nu güzel anmaya devam edelim ama çocuklarla ve yetişkinlerle iletişim için Gordon’un kitabını da okuyalım.

Gara Operasyonu

Şubat 16, 2021

Alman Baader-Meinhoff gerillaları ve Filistinliler 1976 yılında bir yolcu uçağını kaçırdılar, Uganda’ya indirdiler. İstekleri Alman ve İsrail hapishanelerindeki yoldaşlarının serbest bırakılmasıydı. İsrail hükümeti pazarlık yaparken bir yandan da silahlı bir müdahale planladı ve operasyonu yaptı. Çok başarılı bir silahlı müdahaleyle uçak korsanlarının hepsi öldürüldü, 106 rehinenin 102’si sağ kurtuldu, operasyon yapan askerlerden yalnızca bir tanesi öldü. Bunu kendi ülkelerinden binlerce kilometre uzakta yaptılar.

Ak Parti ne yaptı?

13 askerimiz-güvenlik görevlimizin hepsi onları kurtarmak için yapılan operasyonda şehit düştü. Ek olarak üç de asker var kaybettiğimiz.

Buna başarılı operasyon denir mi?

Tamamen beceriksizlik denir.

Bu operasyonu planlayanların ve uygulayanların hesap vermesi gerekir.

Aya Gitme Projesi Yanlış Mı, Gereksiz Mi?

Şubat 15, 2021

Erdoğan’ın ay projesi muhalif kanatta alay konusu oldu. Olmamalıydı.

Erdoğan biz muhaliflerin sinir uçlarıyla oynuyor. Bu yüzden olumlu işlerine de anlamsız şekilde karşı çıkıyoruz.

Ay projesinden önce iki projeden daha söz etmek gerekir. Ak Parti döneminde Antartika’da bir bilim üssü kurduğumuzu biliyor musunuz?

Ya da CERN’e ek üye (associate) olduğumuzdan haberiniz var mı?

Bizler bu tür projelere karşı olmak bir yana, neden daha fazla projede yer almadığımızı ya da neden düşük düzeyde yer aldığımızı sorgulamalıyız.

Örneğin, Bulgaristan CERN’e tam üyeyken biz neden yalnızca ek üyeyiz?

Bu türlü projeler Türkiye’nin bilim-teknoloji dünyasını genişletir, geliştirir, pırıl pırıl gençlere iş olanağı sağlar, sanayinin gelişimini sağlar.

Dünya çapında daha çok bilim-teknoloji projesinde olmayı, kendi başımıza bu türlü projeler geliştirmeyi düşünmeliyiz, planlamalıyız.

Barbar Conan ve Enes Kanter

Şubat 13, 2021

1982’deki Barbar Conan filminin açılış sahnesinde kötü adam Thulsa Doom adamlarıyla birlikte bir köyü basar ve Conan’ın ana-babasını öldürür.

Amacı iyi bir demirci olan Conan’ın babasının yaptığı kılıçları almak, çeliğin sırrına vakıf olmaktır.

Çelik Thulsa Doom’un dünyayı ele geçirme amacı için gereklidir.

Yıllar sonra Conan intikam almak istediğinde Thulsa Doom’la yüzleşir ve öldürülen ana-babasından söz eder.

Thulsa Doom o zamanlar çeliğin sırrının peşinde olduğunu, sonradan çeliğin değil insanın önemli olduğunu anladığını söyler.

İkna edilmiş insan en büyük silahtır.

Bunu göstermek için müridlerinden birine bir işaret yapar, onun kendisini yüksek bir yerden atmasını (ve ölmesini) sağlar.

Bir lider için ölebilecek insanlar liderin en büyük gücüdür.

Geçtiğimiz günlerde FETÖcü Enes Kanter Amerikan senatörlerinin başkan Biden’a yazdıkları bir mektupta yer aldı.

Enes Kanter birkaç gün önce David Rockefeller’ın torununa maklube yaptırarak bir daha manşet oldu.

Fethullah Gülen tam Conan filmindeki Thulsa Doom gibi.

Enes Kanter gibi, Hakan Şükür gibi, akademisyenler gibi, iş adamları gibi kendisine ölümüne bağlı on binlerce kişi var.

Bu kişiler aptal, eğitimsiz kişiler de değil.

Önemli bir bölümü Türkiye’de ve dünyada üniversite eğitimi almış, mesleklerinde başarılı kişiler.

Bu insanları cahillikle suçlayamayız, cahil değiller.

Bu kişileri Gülen’e (ve diğer dinsel cemaat liderlerine) bağlayan ögeler üzerine düşünmeliyiz.

Bunu hem şu ana kadar bu tür liderlere kapılmış kişileri kazanmak için yapmalıyız, hem de yeni insanların bu tür kişilere kapılmasını önlemek için yapmalıyız.

Şu ana kadar bu düşünme, çare bulma işini iyi yaptığımızı söyleyemeyiz.

İyi yapmadığımız bu liderlerin ve cemaatlerin sürekli pıtırak gibi çıkmasından belli: Önceden Nurcular, Süleymancılar, Menzilciler, Işıkcılar, Uşakkiler, yenilerde Adnan Hocacılar, Gülenciler, vb.

Steril ortamlarda yaşayamayız, kendimizi olan bitenden yalıtamayız.

Daha sağlıklı, daha uygar bir toplumda yaşamak istiyorsak din üzerine, toplum üzerine kafa yormalıyız, daha çok araştırmalı, daha çok fikir geliştirmeliyiz.

Powershell ile Hava Durumunu Görüntüleme

Şubat 12, 2021

http://Wttr.in sitesine girdiğimizde bulunduğumuz bölgenin hava durumunu görebiliyoruz.

Bu site aynı zamanda REST API yardımıyla sorgulama hizmeti de veriyor ve Powershell içindeki Invoke-RestMethod komutuyla sorgulanabiliyor.

Örneğin, aşağıdaki komut Yozgat’ın hava durumunu (sıcaklık ve rüzgar hızı) görüntülüyor:

Invoke-RestMethod -Uri http://wttr.in/yozgat?format=4 -UseBasicParsing –DisableKeepAlive

Birkaç örnek komutu aşağıda görebilirsiniz:

Genom Diziliminin Önemi

Şubat 12, 2021

Corona virüsünün daha hızlı bulaşan varyantı ilk olarak İngiltere’de saptandı.

Neden başka ülkede değil de İngiltere’de?

Çünkü burada hasta kişilerden alınan virüslerin genom dizilişi yapılıyor.

Genom dizileme her ülkede yapılıyor ama İngiltere’deki kadar değil.

İngiltere dünya çapındaki genom dizilimlerinin yüzde 46’sını tek başına yapıyor!

İngiltere’nin dizilim sayısı oranı Amerika’nın 15-20 katı.

İngiltere bu sayede de virüsteki değişiklikleri daha erken saptayıp ona göre eyleme geçebiliyor.

Türkiye’de de daha çok genom diziliminin yapılmasında yarar var.
Genom dizilimi pahalı aygıtlarla yapılıyor.

Bu aygıtların fiyatları 700 bin dolarla 1 milyon dolar arasında.
Pahalı aygıtlar Türk sanayiciler için de bir fırsat olabilir.

Belli ki bu tür virüslerin sonu gelmeyecek ve daha çok genom dizilimi yapmaya gerek olacak.

Bu aygıtları üreten kazanır.