HDP’yi Ne Yapmalı?

Aşağıdaki ifadeye bir bakalım:

“Türkiye tek ülkedir, tek millettir, tek halktır.

Bizim için ülkemizin tüm vatandaşları, nüfus cüzdanında Türkiye yazan her erkek ve her kadın Türk’tür.

Türk halkının şu ya da bu bölümünün saf Türk olmadığını iddia etmek milli bilincimize saldırıdır.

Böyle bir saldırıyı kimse kabul edemez, partimiz hiç kabul edemez.”

Bu ifade Türkiye’de MHP’li birisine, Ak Parti’li birisine, sıkı Kemalist birisine aitmiş gibi görünebilir.

Liberal Kemalistler, solun her türlüsü böyle bir ifadeyi kabullenmez, ırkçı bulur.

Şimdi yukarıdaki ifadede Türkiye yerine Fransa, Türk yerine de Fransız sözcüklerini koyalım.

Bu sözleri sarf eden kişi Fransız Komünist Partisi’nin 22 yıl boyunca başkanlığını yapmış Georges Marchais’dir.

HDP söz konusu olduğunda Kürt olmayan kişiler çoğunlukla iki yanlış tavırdan birine yöneliyor:

Birincisi, Kürt hareketindeki şiddet ögelerini göz ardı ederek “Kürtler ne diyorsa doğrudur, ne istiyorlarsa haklıdır, bunun tersini düşününler Türk ırkçısıdır. Bu nedenle HDP ne yapıyorsa doğrudur.” şeklindeki anlayış.

İkincisi, “Kürtler vardır ama bazı Kürtler ayrılıkçılık peşindedir, ülkemizi parçalamak istemektedirler, HDP de bunun simgesidir” şeklindeki anlayış.

Hemen her zaman olduğu gibi gerçekler de, doğru tavır da arada bir yerde.

Tüm rakamlar Kürtlerin çoğunlukta olduğu doğu şehirlerinin ekonomik ve sosyal gelişmişlik olarak çok geriden geldiğini gösteriyor.

Kürtlerin en doğal hakları, istekleri suç olarak görülüyor.

Öte yandan, uzun zamandır her hükümet Kürtlerin durumunu daha fazla iyileştirmek için de çabalıyor.

PKK başta olmak üzere silahlı Kürt hareketi hem Türklerin hem de kendileri gibi düşünmeyen Kürtlerin canını yakıyor.

Aynı zamanda, silahlı gruplar Türkiye’yi karıştırmak isteyen Rusya gibi devletlerin de oyuncağı haline geliyor.

Şunu kabullenmek gerek: Silahlı Kürt hareketi kolay kolay bitmez. İki nedenden bitmez:

Birincisi, dış devletler onları kullanarak Türkiye’ye rahat yüzü göstermek istemez.

İkincisi, Ömer Faruk Gergerlioğlu gibi en barışçıl bir Kürtü bile mahkum eden Türk devletine karşı Kürtlerin bir bölümü bu örgütleri arkalarında bir güç olarak görmek isteyeceklerdir.

Bu yüzden silahlı hareketlerin mucizevi bir şekilde hemen sonlanacağını düşünmeden çözümler geliştirmemiz gerekiyor.

Silahlı mücadeleye karşı iki şeyi kullanmak gerekiyor: Havuç ve sopa

Kürt hareketinin kabul edilebilecek her isteğini kabul etmemiz lazım.

Ölçütümüz Yunanistan ve Bulgaristan’da yaşayan Türkler olmalı.

Onlar için ne istiyorsak Kürtlerin de Türkiye’de o haklara sahip olmasını desteklemeliyiz.

Silahlı harekete ise müsamaha göstermemeliyiz. Eline silah alan kişi başına gelecekleri tahmin edebilmeli.

Türklerin Türklüğü savunmada, Türk vatandaşlığını savunmada utangaç davranmaması da gerekir.

Bu ülke Türklerin çoğunlukta olduğu bir ülke.

Türk olmayanların varlığına, haklarına hukuklarına saygı göstereceğiz ama bu kendimizi inkara gitmemeli.

Partisi Enternasyonel’e yani, “Uluslar arası”, “Uluslar Üstü” örgüte üye olan Georges Marchais’den daha ileride enternasyonel olmaya kalkışmak doğru değil.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: