Türküz türkü dinleriz. Peki opera?

Biz türkü dinleriz, şarkı dinleriz. Operayı pek sevmeyiz. Rock olabilir ama biraz gürültüsüz olanları. Caz da öyle. Somut resim isteriz, soyut resimden hoşlanmayız.

Biz buyuz.

Peki, biz buyuz deyip böyle kalmakta ısrar etmeli miyiz?

Opera’dan, Caz’dan, gürültülü müziklerden hoşlanmaya çalışsak, bu müzikleri anlamaya çalışsak olmaz mı?

Soyut, figüratif olmayan bir resim gördüğümüzde burun kıvırmasak iyi olmaz mı?

Atatürk, Sofya’da ateşemiliterken bir opera gösterimine katılmış. Arkadaşına dönüp "Şimdi Bulgarların bizi Balka Savaşı’nda nasıl yendiğini anladım" demiş.

Opera sergileyebilmek üst düzey bir organizasyon gerektiriyor, daha derin bir kavrayışı gerektiriyor. Bir toplum gelişirken her yönüyle gelişiyor: Bilimiyle, tekniğiyle, ekonomisiyle, sanatıyla.

Son Oskar ödüllerinde ödül alan Güney Kore filmi "Parazit" bana bunları düşündürdü. Daha birkaç yıl önce da bir pop şarkısı olan Gangnam Style"la yatıp kalkıyorduk.
Güney Kore Samsung’u, Hyundai’yi çıkartabiliyorsa bu Gangnam Sytle’ı ve Parazit gibi filmleri de çıkarttığı içindir.

Batının yalnızca bilimini-tekniğini alalım demeden yaşamın her alanını batıyla, dünyayla uyumlu hale getirmeye çalışmakta yarar var.

Opera ve cazı dinlemeye ve hatta hatta sevmeye çalışmakta da:)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: