Üçüncü Yol Gerekiyor

Resimdeki kadın Shamima Begum:

Derisi beyaz değil, Müslüman, başı da kapalı.

Bu resimdekiyse Aaron Campbell:

Derisi beyaz, saç stili havalı. Tam bir İngiliz.

Shamima Begum İngiltere’de doğmuş ve İngiliz vatandaşı. Vatandaşıydı demek daha doğru.

Aaron Campbell da İngiltere’de doğmuş ve İngiliz vatandaşı. Halen vatandaş.

Shamima Begum artık İngiliz vatandaşı değil. Çünkü 15 yaşındayken dini inanış olarak fanatikleşti, DAEŞ’e katıldı, DAEŞ milatanlarıyla evlendi, üç de çocuk yaptı (üç çocuğu da 1 yaşına gelmeden öldü). DAEŞ’in yenilmesiyle birlikte de tekrar İngiltere’ye dönmek istedi. İsteği kabul edilmediği gibi vatandaşlıktan da çıkarıldı.

Aaron Campbell, 6 yaşındaki bir kız çocuğunu evinden kaçırdı, tecavüz etti ve öldürdü. Yargılandı, hapse atıldı.

Hiç kimsenin aklına yaptığı eyleme bakarak Aaron Campbell’ı vatandaşlıktan çıkarmak gelmedi. En iğrenç eylemi de yapsa saf İngilizdi kendisi. Shamima Begum ise istediği kadar İngiltere’de doğsun, İngiltere vatandaşı olsun, İngilizceyi aksansız konuşsun, bir İngiliz olamazdı. Tek bir kişiyi yaralamadığı, öldürmediği halde kitlesel bir histerinin sonucu olarak vatandaşlıktan çıkarıldı.

Bu işleme karşı çıkanlar İşçi Partisi ve onun lideri Jeremy Corbin oldu. İşçi Partisi yalnızca bu konuda değil, her konuda insana umut verecek şekilde azınlıkların haklarını koruyor. Bu yüzden İngiltere’deki Türklerin, Müslümanların çoğunluğu İşçi Partisi’ne oy veriyor.

İşçi Partisi Kuzey İrlanda örneğinde olduğu gibi, uzlaşmazlıkları barışçı yollardan halletme yolunda da güzel bir tarihe sahip.

Buna karşın İşçi Partisi’nin ekonomi politikası yerlerde sürünüyor. Jeremy Corbin’in başkanlığında, İşçi Partisi’nin ekonomik politikası enerji, ulaşım, bankacılık gibi konularda devletleştirme, özel okulların kapatılması gibi geleneksel sol icraatlardan başka bir şey değil. Bu politikaların dünyanın hiçbir yerinde işe yaramadığı görüldüğü halde İşçi partisi bu modası geçmiş politikalara bel bağlıyor. Son seçimde halk da bu vaatleri benimsemediğini gösterdi ve İşçi Partisi’ne tarihindeki en ağır yenilgilerden birisini yaşattı.

Öte yandaysa Muhafazakar Parti var. Shamima Begum’ü vatandaşlıktan atanlar onlar. Diğer konularda da çoğulculuk yerine dar kapsamlılığı savunuyorlar. Ama ekonomi politikaları neredeyse kusursuz: Serbest piyasaya inanıyorlar, devlet girişimlerini değil özel firmaların ağırlığını savunuyorlar. Ekonomi onların yönetimindeyken daha sağlıklı durumda oluyor ve daha iyi büyüyor.

Burada insanın aklına şu geliyor: Neden bir üçüncü yol yok? Neden İşçi Partisi’nin, Jeremy Corbin’in insancıllığıyla, evrenselliğiyle Muhafakar Parti’nin piyasa temelli ekonomik politikaları birleştirilemiyor?

İngiltere’de (ve her yerde) insanların bu iki seçenek dışında bir sentez seçenek için düşünmesinde, kafa yormasında yarar var.

İngiltere’de İşçi Partisi-Muhahazakar Parti, Türkiye’de DP-AP-Anavatan-Ak Parti ve CHP ikiliğinin dışına çıkabilmeyi başarmak gerekiyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: