Son dönem komedi filmleri

Birkaç gün önce Eyvah Eyvah 3’ü izledim.

Ondan önceki zamanlarda da Gülse Birsel’in Aile Arasında’sı da aralarında olmak üzere, birkaç komedi filmi izlemiştim.

Eyvah Eyvah 3 ve diğer filmler genel olarak güzel, zaman geçirmek için ideal ama izlerken ve izledikten sonra ağzımızda bir olmamışlık duygusu da bırakıyor.

Özellikle Eyvah Eyvah 3 için geçerli bu durum.

Ata Demirer diğer filmlerinde olduğu gibi iyi başlıyor: Türkiye içinde bile değişik kalacak bir bölge, yöresel ağızlar ve adetler, güzel manzaralar, güzel insanlar.

Sonra ortalarından başlayarak filmin akışı saçma sapan bir hal alıyor: Bir değil iki yasa dışı oluşumla (birisi balıkçı kılığında mafya, diğeri köylülerin hayvanlarını kesip satan haydutlar) mücadele, romantik filmlere özgü tam ortada bir kavga-anlaşmazlık, basit ve ilkel olduğu için ya da yozlaşmış büyük kentler yerine Anadolu’nun bağrında, kirlenmemiş bölgelerde yaşandığı için insana hoş gelmesi umulan, insanlar arası ilişkiler.

Ata Demirer ve diğer film yapımcıları konuyu ve insanları oya gibi işlemek yerine basite ve ucuza kaçmayı yeğliyorlar.

Yeğliyorlar mı yoksa çapları mı o kadar, bu da tartışılır.

1970’lerde Kemal Sunal’ın ilkel mi ilkel filmleri vardı; çoğunlukla hikaye yok, bütün güldürü kaba saba mimikler ve küfürlerden oluşuyordu.

Konu olduğu zaman da (Hababam Sınıfı gibi) neredeyse 6 yaş çocuğu düzeyinde bir konu oluyordu.

Şimdiki filmlerin o filmlere göre daha ince olduğu tartışılmaz.

Yalnızca yeterince ince ve akıl ürünü değiller.

Benim yorumum şu şekilde:

Kemal Sunal filmleri, kişi başı geliri 1500 dolar civarında bir Türkiye’nin zihinsel düzeyine karşı geliyordu. 1500 dolarlık Türkiye’de her şey basit ve ilkeldi. O zamanlar Türkiye dünyadan tecrit olmuş gibiydi. Yabancı filmler aylar ya da yıllar sonra Türkiye’ye geliyordu. Ekonomimiz küçüktü; neredeyse ihracat yapmıyorduk. İthalat bile büyük ölçüde petrolden oluşuyordu. İnsanlar ceplerinde 1 dolarla bile yakalansalar hapis cezası alıyordu. Gazetelerin ekonomi sayfası bile yoktu ve 16 sayfayı zor buluyorlardı.

Ata Demirer, Cem Yılmaz, Gülse Birsel, Yılmaz Erdoğan filmleri kişi başı geliri 9 bin dolar civarında olan bir Türkiye’ye karşılık geliyor. 9 bin dolarlık Türkiye dünyayla büyük ölçüde bütünleşmiş bir Türkiye. Yabancı filmler dünyayla aynı anda gösterime giriyor. İhracatımız 2018 yılında 168 milyar dolar oldu. Sıradan insanlar bile ekonomik kavramları öğrenmeye başladı. Gazetelerin ekonomi sayfaları en önemli bölümleri neredeyse.

9 bin doların 1500 dolardan fazla olması gibi, filmlerin düzeyi de, içeriği de farklı.Şimdinin filmleri daha zengin içerikli. Espriler daha kaliteli.

Ama yeterince zengin, yeterince kaliteli değiller. Özellikle yabancı film ve dizilerle karşılaştırıldığında bizimkilerin çoğunluğunun döküldüğünü görmemek mümkün değil.

Komedi ya da dram filmlerinde daha fazla akıl ve inceliği yakalamak için sanırım kişi başı geliri 30-40 bin dolar olan bir Türkiye’yi beklememiz gerekecek.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: