Ak Parti örgütü sandıklara sahip çıkamamış olabilir mi?

Büyükçekmece ve diğer ilçelerdeki seçim sonuçlarını şaibeli olarak niteleyen Erdoğan şöyle demiş: "Teşkilatımızın içerisinde sandıklara tam manasıyla hakimiyette, eksiklikler, kusurlar olmuş olabilir"

Her şey olur, Ak Parti örgütünün sandıklara sahip olmaması diye bir şey olmaz.

1994 yılında PC Günlüğü adında bir bilgisayar dergisi çıkarıyorduk. Yerel seçimler yaklaşırken partilerin seçimlere ilişkin bilgisayar altyapısını araştırıp dergide yayınlamaya karar verdik.

Bu amaçla CHP’nin Kadıköy ve Refah Partisi’nin Şişli ilçe ve İstanbul il merkezlerini ziyaret etmiştim.

CHP’nin Kadıköy ilçesinde işler feci denilecek kadar kötüydü. Partinin bir girişimi yoktu, yalnızca bilgisayardan anlayan iki fedakar kişi kendi başlarına bir sistem geliştirmişti.

Bu sisteme Kadıköy’ün 450 bin seçmenini kaydedip incelemeyi planlıyorlardı.

Ama seçime birkaç ay kalmışken yalnızca 150 bin kadar seçmeni kaydedebilmişlerdi.

Refah Partisi’nin Şişli ilçesi ve İstanbul il merkezi tamamen farklıydı.

Bir bilgisayar firmasına özel bir program yazdırmışlar, her ilçeye bu programı çalıştıracak bilgisayar sistemini kurmuşlar ve tüm seçmenleri kaydetmişlerdi.

Her ilçenin kaydettiği veriler sonra il merkezindeki veritabanında bir araya getiriliyordu.

Refah Partisi elindeki bu bilgilerle YSK’nın verilerini karşılaştırıp 10 bin kadar mükerrer kayıt saptamış ve bunları bildirip iptal ettirmişti.

Bu sistemin babası Erdoğan’dı.

O zamandan beri Refah Partisi, sonra Ak Parti hep sandıklara sahip çıktılar.

İstanbul’un her sokağını birilerine zimmetleyip oradaki seçmenleri tanımaya ve onlarla ilişkiye geçmeye çalıştılar.

17 yıl süren başarılarının önemli nedenlerinden birisi bu sistem.

CHP 1994 yılındaki zavallı halinden sonra biraz akıllandı denilebilir.

Ama 2015 yılındaki seçimlerde CHP’nin seçim sistemindeki sunucuları yönetirken aynı zamanda bu konudaki saçmalıkların sürdüğünü de gördüm.

Ak Parti’nin seçmenle kurduğu ilişkiyi taklit etmeye çalışan birileri Sandık Çevresi Sorumlusu adında bir çözüm geliştirmeye çalıştı.

Her seçim sandığı için bir CHP sorumlusu belirlenecek ve o sandıktaki seçmenlerden bu kişi sorumlu olacaktı.

Yalnız bu çözüm önerisi baştan sakattı çünkü sandık içerikleri, sandığa kayıtlı seçmenler sabit değildi!

YSK hemen her seçimde farklı sandık sayıları belirliyor ve seçmenleri bu sandıklara dağıtıyordu. Bu yüzden bir seçmen şu seçimde şu sandıktayken bu seçimde bu sandıkta oluyordu.

Bunun nedeni de YSK’nın insanların kafasını karıştırmaya çalışması değildi.

YSK’da son derece bilimsel hesaplar yapılıyordu.

Her seçim öncesinde YSK’da, o seçimin karakterine göre, oy verme süresi içinde bir sandıkta kaç kişi oy kullanabilir sorusuna yanıt vermek için denemeler yapılıyordu.

Bunun sonucunda basit seçimlerde sandık sayısı azalırken karmaşık seçimlerde sandık sayısı artıyordu.

Örneğin, yerle seçimler için daha çok sandık tanımlanırken cumhurbaşkanlığı seçiminde daha az sandık oluyordu.

Tekrar Ak Parti’ye dönersek, Ak Parti örgütü uzun zamandır Erdoğan’ın demir yumruğuyla yönetiliyor.

Bu örgütün sandıklara, seçmen kayıtlarına sahip çıkmadığını düşünmek tamamen yanlış olur.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: