Sağ ve sol politikalar

Trump Amerikan firmalarının yurtdışında fabrika açmasına, üretimi yurtdışına taşımasına kızıyor.

Bu yüzden Ford firması Meksika’da açacağı fabrikayı iptal etmek zorunda kaldı.

Ford’un fabrikası açılabilseydi ne olacaktı?

Amerikan firması olan Ford üretimi ucuza mal edebilecekti ve Güney Amerika piyasasına yakın olacaktı.

Binlerce Meksikalı bu fabrikalarda çalışacak, Amerika’ya göç etmek isteyen Meksikalıların sayısı azalacaktı.

Ama Trump burnunun ucundan ilerisini göremiyor bu konuda.

Sağcıların buna benzer uygulamalarına İngiltere’de de rastlanıyor.

Avrupa Birliği’nden çıkış referandumu ve sonrası bütünüyle sağcıların işi.

(Gerçi İşçi Partisi’nin kaçak güreşini de unutmayalım; onlar da Avrupa Birliği’nden çıkışın yanlışlığından çok çıkış işlemlerinin beceriksizce yürütülmesini eleştiriyorlar.)

Halbuki Avrupa Birliği dönemi İngiltere’nin en zengin dönemlerinden birisi.

Sağcıların gözünde büyüyen yıllık 1 milyar pound civarı katkı İngiltere’nin Avrupa Birliği pazarına rahat girişinin maliyetiydi aslında.

Ama aynen Trump gibi İngiltere’deki sağcılar da bu paraya ve karar mekanizmalarında etkili olamamalarına odaklanıp Avrupa Birliği’nden çıkma hatasına düştüler.

Sağcıların son uygulamalarından birisi, İngiltere’nin yurtdışındaki suçları engellemek için harcadığı yıllık 30 milyon pounda göz dikmek.

Yetkililer bu harcamayı yaparak suçun İngiltere’ye ulaşmasını beklemeden müdahale edebilme fırsatını yakaladıklarını söylüyor ama sağcılara bu açıklama yetmiyor.

O para, birkaç trilyon dolarlık İngiltere’nin milli gelirinde bir damla bile olmayan o para, İngiltere’de kalmalı.

Öte yandan, hem ABD’de hem de İngiltere’de ekonominin sağcılar döneminde iyi gittiği de söylenebilir.

Amerika Trump yönetimi altında, daha önce görülmemiş büyüme oranlarına kavuşuyor, işsizlik de yine rekor oranlarda düşük çıkıyor.

İngiltere’de sağcı hükümetler 2008 krizinden bu yana kemer sıkma politikaları uyguluyor ve bu politikalar sonuç da veriyor.

İngiltere için iyi sayılabilecek büyüme oranları ve yine rekor düzeyde düşük işsizlik oranlarına sahipler.

Amerika’da ve İngiltere’de solcu politikalar ekonomi alanında ne kadar çuvallıyorsa sosyal alanda o kadar iyiler.

İngiltere’de göçmenler genelde İşçi Parti’sine oy veriyor çünkü sağ partiler onları düşman olarak görüyor.

İşçi Partili Tony Blair’in 10 yıllık iktidar dönemi barışın, refahın, hoşgörünün baskın olduğu yıllar olarak anımsanıyor.

Kuzey İrlanda’da on yıllardır süren terör Blair zamanında, her kesimin benimsediği bir anlaşmaya sona erdi

Türkiye’de böyle: Sol partiler kesinlikle ekonomiden anlamıyor. 1950’den bu yana ekonomiyi ve Türkiye’yi dönüştüren partiler sağ partiler oldu.

Ama sağ partiler iktidara gelince de dinsel ve toplumsal hoşgörüsüzlük tavan yapıyor. Ülke gerildikçe geriliyor.

Sol partilerin kısa iktidar dönemleri, ekonomik olarak başarısız olsalar da, kesinlikle daha hoşgörülü ve barışçı bir dönem oluyor.

Bu gerçekler neyi gösteriyor?

Türkiye’de de, dünyada da, sağ ve sol tanımlarından sıyrılıp yeni bir politikaya yönelmek gerek.

Ekonomik olarak serbest piyasa ve özel sektör temelli politikalar olmalı.

Sosyal olaraksa düşmanlık yaratmayan, toplumu germeyen, herkesi kapsayan, çağa uygun, hoşgörülü politikalar gerek.

Oylarıyla iktidarı belirleyen sıradan kişiler olarak, sağ ve sol yaftalarını aşıp bu türlü politikalar istemeliyiz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: