İngiltere’de Politikacının Tanımı

İngiltere’de politikacının tanımlarından birisi de, gazetecilerin it muamelesi çektiği adam şeklinde.

Bir gazeteciyle bir politikacının röportajı, sohbeti şöyle bir şey:

Gazeteci politikacıyı sorularıyla, yorumlarıyla bir güzel sıkıştırıyor, azarlıyor, haşlıyor.

Politikacı gazeteciye karşı süngüsü düşük bir şekilde, ne sorulursa sakin sakin yanıtlamak durumunda.

Bu gazeteciler yılların deneyimli, saygın gazetecileri olmak zorunda da değil.

Daha dün gazeteciliğe ya da sunuculuğa başlamışlar bile politikacılara böyle davranıyor.

Politikacı “Bana böyle soru soramazsın” demiyor, “Bu soruyu neden sordun” demiyor, “Bu soruyu senin patronların sorduruyor” demiyor, yalnızca yanıtlamaya çalışıyor.

Gazeteciler de bu tutumlarını ayrıcalıksız sürdürüyor; tutumları bir partiye, bir kişiye özgü değil.

Bizde de Erdoğan’a kadar durum hemen hemen böyleydi.

Gazeteciler her zaman, batıdaki meslektaşlarına göre, politikaya daha angaje durumdaydılar ama politikacılar onlara saygı duyardı, en azından azarlamazdı.

Erdoğan gazetecileri azarlıyor, sorularını yanıtlamadığı gibi onlara soru soruyor, niyetlerini sorguluyor.

Erdoğan gazetecileri siyasi rakibi olarak görüyor.

Erdoğan bunu yalnızca Türk gazetecilerine yapmıyor, son İngiltere gezisinde olduğu gibi, yabancı gazetecilere de yapıyor.

Türkiye’de gazeteciler siyasi rakip olarak görülmeyi hak ediyorlar bir bakıma.

Her seçimde, her partiden milletvekili adayı olmaya çalışmaları ne kadar gazetecilikten uzak bir iş yaptıklarını göstermeye yeter.

Ama Erdoğan gazetecilerin siyasi olarak bir yerlere bağlı olmasından rahatsız değil aslında.

O yalnızca gazetecilerin kendisine bağlı olmamasından rahatsız.

Hoşlanmadığı sorulara karşı gazetecileri azarlarken hoşlandığı soruları, yağcılık kokan soruları büyük bir hoşnutlukla yanıtlıyor.

En sevdiği soru “Bütün bu kadar işleri yaparken yorulmuyor musunuz” sorusu.

5-6 yıl önce Hakan Albayrak sormuştu bu soruyu, yakında da CNN Türk’ten Buket Aydın sordu.

Erdoğan bu soruyu alınca rahatlıyor, gülümsüyor, “Yoruluyoruz ama halkımızla birlikte olunca, onların yüzündeki havayı görünce yorgunluk falan kalmıyor” benzeri ifadelerle yanıtlıyor.

Erdoğan bu şekilde duymak istediği soruları ve yorumları belirtmiş oluyor.

Umarım gazetecilerin gazeteci olmayı öğrendiği, politikacıların da onlara batıda politikacılar gibi davrandığı günleri yakında görürüz.

Reklamlar

Bir Yanıt to “İngiltere’de Politikacının Tanımı”

  1. Emin Says:

    Bence Portakal ve Küçükkkaya böyle sayılır, İnce ve Akşener ile yaptıkları programı izlediyseniz ikisini de bombaladılar, tabii Batı kadar olmaz çünki onları bu ortamda aşırı zor durumda bırakmak yanlış olurdu. Mesela ilk İnce’ ye yaptıklarında benim çevremdekiler de “Amacı ne bunların? Akşener’ i falan tutuyorlar herhalde, Tayyip güçlensin mi istiyorlar?” yorumları yapmışlardı. Memlekette herkes aynı hastalıklardan muzdarip diyorduk ya, buyurun bir örnek daha.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: