Derinlik yoksunluğu

Fotoğraftaki kişi Güven İslamoğlu.

İyi görünümlü, iyi eğitimli birisi.

CNN Türk gibi büyük bir kanalda çevre programları yapıyor.

Programlarında güzel şeyler söylüyor.

Ama bir o kadar da saçma, akıl dışı, palavra bilgi veriyor.

Örneğin, alüminyum içecek kutularının geri dönüştürülmesinin öneminden söz ederken “Alüminyum doğada bulunmayan bir malzeme, boksit elementinden elde ediliyor.” gibi bir cümle edebiliyor.

Evlerin ısı yalıtımının öneminden söz ederken, yalıtılmamış evlerden kaçan ısının ozon tabakasını deldiğini iddia edebiliyor.

Birbirinden güzel akarsuları, vadileri gösterirken kurulan her hidroelektrik santralının, madencilik tesislerinin böyle vadileri-akarsuları yok ettiğini iddia edebiliyor.

İslamoğlu’nun sorunu sığlık.

İslamoğlu derinleşemiyor.

Bilgileri eksik ve sakat.

Argümanları zayıf ve dayanaksız.

Bu olumsuz özellikler İslamoğlu’nda çok güzel görülebiliyor ama ona özgü değil.

Eğitimli insanlarımızın büyük bölümünün sorunu bu.

Türkiye’de yetişkinlerin ortalama eğitim süresi 6.5 yıl.

Üniversite mezunu insanlarımız bu ortalamanın 2-3 katı daha fazla eğitim alıyor.

Ama üniversite mezunu insanlarımız bu eğitimin karşılığı bir derinlik sergilemiyor.

Bilgileri az.

Mantıkları sağlam değil.

Çok az kavram biliyorlar, çok az sözcükle konuşuyorlar.

Bilimsel kavramlardan, gelişmelerden, dünyada ne olup bittiğinden haberdar değiller.

Peki, neden böyle?

Bir nedeni, eğitimli insanların eğitime devam etmemeleri.

Eğitim onlar için zor, işkenceli bir süreç olmuş.

Okul biter bitmez de okumak-yazmakla ilgili her şeyi rafa kaldırmışlar.

Evlerinde en büyük TVleri görebilirsiniz.

Ellerinde en güzel telefonları görebilirsiniz.

Ama ne evlerinde, ne ellerinde kitap göremezsiniz.

Evlerine gazete girmez.

Çok az bir kısmı düzenli gazete ve kitap alır.

Ama aldıkları gazete, gazeteden başka her şeye benzer.

Çoğunlukla bir siyasi akımın borazanından başka bir şey değildir.

Kitaplarda ve gazetelerde yeni bilgiler yerine, kafalarındaki sabit fikirleri doğrulayan yazıların peşine düşerler.

Dünyayı anlamak yerine basit, en adisinden komplo kuramlarına prim verirler.

Peki, sığ insanlar derinleşmek için ne yapmalılar?

Daha çok okumalılar.

Ama okudukları şeyleri iyi seçmeliler.

Yorumdan çok bilgi alabilecekleri gazete ve kitapları okumalılar.

Duydukları her şeye prim vermemeli, araştırmalılar.

Araştırmalarını ciddi kurumların yayınları ve Web siteleri üzerinden yapmalılar.

Daha fazla ülkeyi, daha fazla bilimsel kavramı, daha fazla sanatı öğrenmeye çalışmalılar.

Yalnızca kendilerini doğrulayan değil en sevmedikleri kişileri de okuyup bir şeyler öğrenmeye çalışmalılar.

Sevmediklerinin argümanlarını değerlendirip çürütmeye çalışmalılar.

Tabii, çürütemiyorlarsa da kabul etmeyi öğrenmeliler.

Bunu yapmak, eğitimli insanların toplumlarına karşı borcudur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: