Fikir ve ifade özgürlüğüne inancımızı test edelim

Son sıralarda, gündemi sarsan iki olay oldu:

Birinci olayda, 1100 Türk akademisyen, doğudaki operasyonlar için Türk devletini kınayan bir bildiri yayınladı.

İkinci olayda, Fransa’daki Charlie Hebdo dergisi, feci şekilde ölen Aylan Kürdi’yi konu alan bir karikatür yayınladı.

Karikatürde Aylan Kurdi büyüme fırsatı bulsaydı Almanya’da yılbaşındaki tacizciler gibi, kadınları taciz edeceği söyleniyordu.

Her ikisi de geniş bir çevrede rahatsızlık yarattı, tepki topladı.

Erdoğan ve Davutoğlu, akademisyenleri hainlikle suçladı, onların aydın değil kara olduğunu söyledi, akademisyen müsveddeleri olduğunu iddia etti.

Karşı cepheden Metin Feyzioğlu da o akademisyenlerin sözde aydınların kalıntıları olduğunu söyledi.

Bu türlü tepkilerin yanı sıra, Erdoğan bu akademisyenlerin cezalandırılmasını da istedi.

Bu isteği emir kabul eden yetkililer de ceza yağdırmaya başladı.

Peki, bu iki olay da fikir ve ifade özgürlüğü içine girer mi?

Fikir ve ifade özgürlüğü ne demektir?

Fikir ve ifade özgürlüğünün tanımlarından birisi, “Bizi rahatsız eden, yaralayan, desteklemediğimiz düşüncelerin ifade edilebilmesi”dir.

Yani, kendimize çok uyan fikirlerin büyük önemi yok; fikir ve ifade özgürlüğüne inancımız, tam ters düşünceleri ne kadar kabul edebildiğimize bağlıdır.

Peki, ne fikir ve ifade özgürlüğü içine girmez?

Kin ve nefret söylemleri, şiddete davet, ırkçılık, neredeyse tüm ülkelerde fikir ve ifade özgürlüğüne girmez.

Bir insanın ya da grubun değişik özellikleri nedeniyle aşağılanması, tehdit edilmesi fikir ve ifade özgürlüğüne girmez.

Şimdi düşünelim: Yukarıdaki olaylarda şiddete yönlendirme var mı? Kin ve nefret söylemi var mı?

Her ikisinde de bunların bulunduğunu söylemek mümkün değil.

O zaman, ne kadar rahatsız olursak olalım akademisyenlerin devleti suçlayan bildiri yayınlamalarını ve Charlie Hebdo’nun Müslümanları yaralayan karikatür yayınlama hakkını savunmak zorundayız.

Onların fikir ve ifade özgürlüğünü savunmak, onlara katılmak, aynı düşüncelerde olmak anlamına gelmez.

Burada, gerçekte Voltair’in söylemediği ama sıklıkla Voltair’e atfedilen bir sözü anımsamakta yarar var:

“Fikirlerinize katılmıyorum ama fikirlerinizi ifade edebilmeniz için canımı bile veririm”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: