Neron ve Recep Tayyip Erdoğan

National Geographic dergisinin Eylül ayı konularından birisi ünlü Roma İmparatoru Neron. Neron, ilk eşi Octavia’yı normal yollarla öldürtmüş, ikinci eşi Poppaea’yı hamileyken tekmeleyerek öldürmüş. Annesi ile yattıktan sonra onu da öldürmüş.

Öldürdükleri arasında üvey kardeşi Britanicus ve danışmanı Seneca da var. Tartışmalı olmakla birlikte Roma’yı da yaktığı söyleniyor. Öte yandan halk kendisini çılgınca seviyor. Öyle ki, kendisinden sonra gelen imparator Otho, ikinci ad olarak Neron’u alıyor ve Otho Neron olarak anılıyor.

Dergideki yazı Neron’u ayrıntısıyla ele alıyor ve olumsuz uygulamalarının yanı sıra olumlu yanlarını da işliyor. Yazıyı okurken Neron’la Recep Tayyip Erdoğan arasında paralellikler çizmemek mümkün değil. Okuyalım:

Zalimdi. Ama tek özelliği bu değildi…Hitler ve Stalin gibi gerçek zalimler Neron’un hayal gücüne sahip değildi. Bugünün şartlarına göre bile öncü sayılırdı, zamanının ilerisindeydi…Gymnasium (Neron’un yaptırdığı dev halk hamamı), Neron’un Roma’da gerçekleştirdiği büyük değişimin bir parçasıydı…Eskiden hamamlar sadece aristokratlara özgüydü. Yeni durum sosyal ilişkileri değiştirdi, çünkü senatörlerden atlılara kadar herkesi aynı düzeye getiriyordu..Neron’un saltanatının ilk yılları çok parlaktı. Cladius’un gizli mahkemelerini kaldırmış, af çıkarmıştı…Şairlerle çalışma yemekleri düzenliyor, sesi güzel olmasa da şarkı söyleme çalışmaları yapıyordu…Popüler olma arzusu en büyük saplantısıydı…İnsanların ne istediğini, onlardan çok daha önce anlama sezgisine sahip, zamanının ilerisinde bir halkla ilişkiler uzmanıydı…Genç imparatorun halka açık yapıları arasında, halk hamamına ek olarak, bir amfitiyatro, bir et pazarı ve Napoli’yi Roma’nın Ostia limanına bağlayan bir kanal fikri vardı…Bu tür girişimler para gerektiriyordu ve Roma imparatorları normalde bu parayı başka ülkelere saldırarak sağlıyordu. Ancak Neron’un savaşsız saltanatı bu olasılığın önünde engeldi. Onun yerine mülk vergisi yoluyla parayı zenginlerden elde etmeyi, büyük nakliye kanalı projesinde ise topraklarını elinden almayı seçmişti…Zengin bir adamı yargılayıp yüksek para cezası verdiği sahte mahkemeler düzenliyordu…Neron giderek bir fantezi dünyasına gömüldü…Neron aptal bir megalomandı ama bir aptal da sevimli ve ilginç olabilir.

Onun icat ettiği ve kendisinden sonraki bütün demagogların uyguladığı şey, kalabalıklara değer vermekti. Kentin üçte birini kaplayan Domus Aurea’ya tüm şehri davet etmek gibi müthiş bir şey yapmış, müthiş bir şov gerçekleştirmişti…Berlusconi (eski İtalya başbakanı) de tam bunu yapıyordu, sıradan insanlarla bağ kurmak için medyayı kullanıyordu.

Neron’un saltanatı bir paradoks etkisiyle şekillenmeye başlamıştı. Şovmenlerin başı durumuna gelmişti ama bu süreçte giderek daha fazla imparatorlaşmıştı. Senato’dan uzaklaşıp halka yakınlaşmaya çalıştığı sırada, bir Mısır firavunu gibi gücü kendinde topluyordu. Ama bir imparator halka ancak belli bir dereceye kadar yakınlaşabilir. Bir balonun içinde tecrit durumdaydı, kendisine ulaşmak için milyon aşamadan geçmek gerekiyordu…Halka yakın olmak istiyordu. Ama arkadaş olarak değil, bir tanrı olarak.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: