12 Eylül öncesi nasıl bir dönemdi?

Bugün 12 Eylül Darbesi nedeniyle yargılanan Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya müebbet hapse mahkum edildi.

Bu karara sevinen çok insan var. 12 Eylül’le insanlara büyük acılar çektirildiğini söylüyorlar. Askerlerin darbe yapmak için sağcıları-solcuları birbirine kırdırdığını düşünen de çok: Askerler önce terörün azmasını sağlamış, sonra da haince darbe yapmış.

Bu iddialar, askerlerin darbeden 2 yıl sonra yeni bir anayasayı oylamaya sunmalarını ve 4 yıl sonra iktidarı sivillere devretmesini açıklamıyor ama bu durum iddia sahiplerini pek de rahatsız etmiyor.

Şu anda bile, en küçük fırsatta birbirine giren bir toplum olduğumuz da unutuluyor ve kavga-dövüş için ille de uzun uzun planlamaların yapılması gerektiği, bu planların arkasında yabancı devletlerin olduğu da iddia ediliyor.

Halbuki durum hiç de böyle değildi.

1960’ın ortalarından itibaren sol örgütler, Rusya’daki, Çin’deki, Küba’daki gibi bir devrim yapmaya giriştiler. Bu nedenle de silaha sarıldılar.

Sağ örgütler de komünizmle mücadele sloganıyla silahlı örgütlenmeye gittiler.

Her iki grup da insanları yaraladı, öldürdü, banka soydu, bombalama yaptı.

12 Eylül’e böyle geldik.

Bizi 12 Eylül’e getiren anlayış sonra da devam etti.

Hala eylemlerine devam eden DHKC örgütünü (eski Dev-Sol) kuran Dursun Karataş’ın 1990 ve 2000’li yıllarda yazdığı bazı yazılarını toplayan “Dursun Karataş-Seçme Yazılar” başlıklı kitap Karataş’ın ve DHKC’nin zihniyetini iyi yansıtıyor. Bu kitaptan bazı alıntılar yapalım ve 12 Eylül öncesini de anlamaya çalışalım.

Sayfa 25: Devrimciler, kitle hareketlerini pasifleştirmek, geriye çekmek, düzenin yasal sınırları içerisine hapsetmek gibi bir rolü benimseyemezler. Bu rol, oligarşi cephesinde yer alan gericilerin, gerçek anlamda devrimi istemeyenlerin, devrimin kitlelerin şiddetiyle başarılacağına inanmayanlarındır.

Sayfa 31: Sol yapılar arasındaki rekabet, küçük olaylar etrafında dönen küçük hesaplar ve 12 Eylül öncesi yüzlerle ifade edilen devrimci demokrat insanın sol eliyle katledilmesine benzer gelişmeler bugünden görülebilecek tehlikelerdir.

Sayfa 64: Düzene yerleşme çabasında olan, esas olarak Parti-Cephe’ye ihanet eden, oligarşiye yaltaklanan Yusuf Küpeli, Münir Ramazan Aktolga gibi hainlerle öz olarak aynı düşünceyi paylaşanlar, Parti-Cephe savunucusu söylemleriyle yeniden siyasi arenaya çıktılar.

Sayfa 84-85: Dostluk ve dayanışma anlayışı, 12 Eylül öncesinden itibaren giderek yok olmaya başladı. Bunun yerini, atılan her adımda birbirini tasfiye etme, birbirine üstünlük sağlama aldı…Kavgalar, hakaretler, silahlı çatışmalar, gösteri ve yürüyüşleri provoke etmeler ve nihayetinde yüzlerle ifade edilen devrimci ve yurtsever yaşamını kaybetti… 1987’de Avrupa’da bir bildiri dağıtımı olayında Devrimci Yolcular saldırıyor, hemen silah çekiyor ve kendi arkadaşları Aydın Erol’u öldürüyorlar.

Sayfa 86: PKK, “benim nüfuz alanım” mantığıyla dört TDKP’liyi, TEKOŞİN’in bir önde gelenini ve başka siyasi gruptan birini öldürdü.

Sayfa 100: (SSCB, Çin ve Arnavutluk’un) kendi aralarındaki çatışmalar, olduğu gibi başka ülkelere yansımış ve ülkemizde de onlarca devrimci bu nedenle katledilmiş, örgütler birbirlerini karşı devrimci ilan etmiş, yıllarca kıyasıya çatışmışlardır.

Sayfa 105: Legal particiler, legal partilerle hiçbir yere varılamayacağını, Türkiye’de faşizm gerçeğinin hüküm sürdüğünü, illegal örgütlenme ve silahlı mücadeleyi temel alan bir savaş verilmeden halkın mücadelesinin geliştirilemeyeceğini kavramalıdır.

Sayfa 200-201-202-203: RP, halkın taleplerini din motifleriyle birleştirip, kapitalizmi savunan, emperyalizme karşı olmayan bir çizgiyi, sosyal demagojilerle sürdürüp halkın bazı taleplerine sahip çıkar görünerek gelişmiştir…MHP, Kürt milliyetçiliğinin gelişmesiyle, Türk milliyetçiliği, vatan millet demagojisine sarılmış, oligarşinin ulusal ve devrimci mücadele karşısında çaresiz durumu düşmesiyle, özellikle de devletin silahlı kesimlerinde kurumlaşıp oligarşi adına devrimci ve yurtseverlere karşı sürdürülen silahlı savaşın öncülüğünü yaparak gelişme göstermiştir…CHP, faşist devletin en önemli dayanağı olmuştur…DYP, emperyalizm ve tekellerin sınanmış, güvenilir partisidir…ANAP, 12 Eylül’ün ve ABD’nin çocuğudur…YDH, mevcut burjuva partilerine alternatif olarak çıkmış, medya tarafından büyük bir gürültüyle reklamı yapılmış, özellikle de Kürt oylarını almak için, çeşitli demagojiler geliştirmesine karşın kısa sürede tekelci, Amerikancı, faşizmden yana yüzü ortaya çıkmıştır…DSP, CHP’den daha önce faşizmle her türlü işbirliğine girmiş ve bunları teorileştirmiştir.

Sayfa 243: 1989’dan sonra hareketimizin silahlı mücadelesinin, Kürt halkının kasapları Hulusi Sayın, Temel Cingöz, İsmail Selen ve daha birçok halk düşmanını ortadan kaldırması karşısında aynı teorileri tekrarladılar.

Sayfa 244: DHKC savaşçılarının Sabancı Holding merkezini basması ve cezalandırmalar yapması, oligarşi ve emperyalizmden önce solun bu kesimlerini endişelendirmiştir.

Sayfa 366: Mahirler başta olmak üzere, devrimin yolunun silahlı mücadeleden geçtiğini söyleyen bütün devrimciler bu saldırılardan nasibini almıştır.

Sayfa 370: THKP-C’nin silahlı eylem çizgisi kitlelerin içinde bulundukları durumu esas alarak silahlı halk savaşının yaratılmasını hedefler.

Sayfa 418: Kuşkusuz, silahlı mücadelenin ve yeraltı örgütlenmesinin temel alınması tartışılamaz.

Sayfa 419: Birçok iç ve dış etkene bağlı olarak sıradan ekonomik, demokratik temeldeki hareketlerin, basit hak arayışlarının çeşitli etkenlerle iktidarla çatışma pozisyonuna girmesi, yerel ayaklanmalara dönüşmesi ve bu ayaklanmaların ülke sathında gelişmesi reddedilemez.

Sayfa 425: Silahlı savaşı geliştirmeyen, halkı örgütlemeyen ve silahlandırmayan hiçbir hareketin gelişme şansı yoktur.

Sayfa 472: Politika kitleler ve silahlarla yapılır. Daha büyük kitleler ve daha çok silahlı güç ve ülkenin her tarafında örgütlenmeyi amaç edinmeliyiz.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: