Din-Ahlak ilişkisi

Gittiğim berber, tıraş yaparken bir yandan da konuşuyordu. Sözü bir ara ateistlere getirdi. Bir ateiste rastlarsa "Bir kere versene" diyecekmiş. Ateist kişi Tanrıya inanmadığı için günah falan değilmiş nasılsa.

Tanrının yokluğunda ilk düşündüğü şeyin vermek-almak olmasını bir kenara bırakırsak, çoğu insan, aynen bu berber gibi düşünüyor:

Tanrının var olmamasını toplumsal yaşam için en büyük felaket görüyor. Onlara göre insanlar Tanrıya inanmazsa, öbür dünyaya inanmazsa, mahşer gününde hesaba çekilmeye inanmazsa dünyada her türlü kötülüğü yapabilirler.

Dinsel emirlerin, kuralların çoğu da ahlakla ilişkilidir.

Gerçeklerse çoğu zaman bu inanışın tersine: Din ile ahlaklı bir yaşam çoğu zaman aynı anlama gelmiyor.

Bunu Fethullah Gülen ve Recep Tayyip Erdoğan arasındaki gerilimle açıklayalım.

Fethullah Güven, tarihi bir yüzyılı aşan bir dinsel akımın, Nurculuğun, en önemli temsilcisi. Yakın zamana kadar Erdoğan ve diğer dindar kişiler tarafından el üstünde tutuluyordu.

Recep Tayyip Erdoğan da başka bir dinsel hareketin, 50-60 yıllık Milli Görüş’ün içinden geliyor.

Her iki liderin de dindar olduğu tartışılamaz.

Dindar olmasına dindarlar ama birbirleri hakkında her türlü suçlamayı getiriyorlar.

Gülen’e göre Erdoğan ve çevresindekiler hırsız, rüşvetçi, Gülen hareketinin üyelerine karşı komplocu.

Erdoğan’a göre Gülen de komplocu, hain, sahtekar, vatan haini.

Bu suçlamalar için dört olasılık var:

1) Yalnızca Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği doğrudur: Fethullah Gülen ve taraftarları komplocu, hain, sahtekar, vatan hainidir.

2) Yalnızca Fethullah Gülen’in dediği doğrudur: Erdoğan ve taraftarları hırsızdır, rüşvetçidir, komplocudur.

3) Hem Erdoğan hem de Gülen haklıdır; Erdoğan hırsız ve rüşvetçidir, Gülen hain ve sahtekardır.

4) Hem Erdoğan hem de Gülen haksızdır. Bu durumda, her ikisi de din kardeşleri için iftiralarda bulunmuşlardır.

Dört olasılıkta da kaybeden şey din ve ahlakın yapışık ikiz olduğu anlayışıdır.

Dindarlar otomatik olarak ahlaklı insanlar değildir.

Yalnızca günümüzde değil, her dönemde böyledir.

Her dönemde, din adına büyük ahlaksızlıklar işlenmiştir.

Bu yüzden, Tanrı yoksa ahlak da olmaz diye korkmanın gereği yoktur.

Reklamlar

Bir Yanıt to “Din-Ahlak ilişkisi”

  1. Günay Says:

    “Din ile ahlaklı bir yaşam çoğu zaman aynı anlama gelmiyor,” demişsiniz. Ben biraz daha ileri götüreyim: Din ile ahlaklı bir yaşam mümkün değildir. Dindar olduğu halde ahlaklı yaşayan varsa (ki çoğunun pek güzel buldukları anlayışları geride kalmış ve iğrenç bulunur hale gelmiştir aslında) bu inançlı olmaları sayesinde değil; hiç farkında olmadan kendilerini uymaya mecbur hissettikleri gelişmiş ahlak anlayışı sayesindedir. (Gelişmiş ahlak anlayışıyla kastettiğim, çok yol katetmesi gereken günümüzün gelişmiş toplumlarında -her ne kadar çeşitli ahlaksız gruplar varsa da- yaygın ve hakim özgürlükçü, bilimsel düşünce yöntemi temelli, kadın-karşıtı karşıtı, eşcinsel-karşıtı karşıtı, ırkçı-karşıtı, hayvansever (esasen bir primat türü olduğunun farkında) saygıyı ilke edinen ahlak anlayışıdır.)
    Ahlaksız olduğundan hiç şüphe duyulamayacak insan öldürme eylemi bağlamında örnek verirsek; bir dinlinin başka bir dinliyi tek haklı gerekçe olabilecek meşru savunma hali dışında bir sebeple öldürmesinin gayet haklı olarak görüldüğü haçlı seferleri-cihat gibi pekçok örnek verilebilir tarihten. Din topaklanmayı sağlar. Bu kir birikintileri en az kendileri kadar kirli olan diğer birikintilere karşı, kirini yaymak amacıyla mücadeleye girer. “Canlı” kavramı dışındaki her aidiyet gibi yabancı olana bakışı çarpıttığı ve nefrete dönüştürdüğü de malumdur. Bunu gözlemlemek için herhangi bir dindarın yanında yahudi demeniz veya kutsal addedilen kitaplara bakmanız yeterlidir. Ya da köklü bir medeniyet olan hindistan’dan bahsedilince alacağınız tepki iğrenç bir biçimde “ineğe tapıyorlar yahu” şeklindedir. Sözü uzatmayayım, gözüne çarparsa aşağıda birilerinin “Amerika şunları şunları yaptı” demesi için yer bırakayım, din kötülüklerin kaynağıdır. Hiçbir ateistin başka bir ateisti sen benim inanmadığım şekilde inanmıyorsun diyerek öldürmesinin -istisnalar hariç- mümkün olmadığı açıktır sanıyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: