AKP’li olmayan belediyelerin çözmesi gereken 2 sorun

AKP’li olmayan belediyelerin çözmesi gereken iki sorun var:

1) Taşeron işçiler ve sendikalarla ilişkiler

2) Yolsuzluğun önlenmesi

AKP’li belediyeler yoğun olarak taşeron işçi kullanıyorlar. Bu insanlar belediyenin kadrolu çalışanları değil.

Taşeron işçiler belediyeden ihale alan firmaların çalışanları. İş güvenceleri yok; yalnızca ihale süresince çalışabilirler.

İhale bittikten sonra yeni ihale alınamazsa işsiz kalma olasılıkları yüksek. Çalıştıkları süre içinde de maaşları, kadrolu çalışanlara göre daha düşük.

Belediyeler açısından taşeron işçilerin avantajı fazla: Kadrolu değiller, tatilleri, izinleri, tazminatları hesaba katılmak zorunda değil. Performansı beğenilmeyen çalışanlar kolayca değiştirilebilir.

AKP karşıtı belediyelerde taşeronlaşmaya iyi bakılmıyor. Onlara göre, çalışanlar belediyelerin kadrolu elemanları olmalı, iş güvenceleri olmalı, iyi paralar kazanmalılar.

AKP karşıtı belediyelerde kadrolu işçiler iyi örgütlenmiş durumdalar; genelde DİSK’e bağlı sendikalara üyeler.

Geçmişte sendikalar sosyal demokrat belediye yönetimlerini çok zor durumda bıraktı. Örneğin, Tayyip Erdoğan’dan önceki başkan Nurettin Sözen döneminde, koşulları çok da iyi olduğu halde greve gittiler, çöpler toplanmadı. Nurettin Sözen’in dönemi, su sıkıntısı ve toplanmayan çöplerle anılıyor. Tayyip Erdoğan dönemindeyse, grev yapıp yönetimi zor durumda bırakan işçilerin hemen hepsi işten çıkarıldı.

Benzer sorunları Ankara’da CHP’nin kalesi Çankaya Belediyesi yaşadı ve yaşıyor. Bir önceki belediye başkanı Muzaffer Eryılmaz, hükümet ve Melih Gökçek ile uğraştığı kadar işçi sendikasıyla uğraştı (başarı da sağlayamadı).

AKP’li olmayan belediyelerin taşeronlaşma ile güçlü ama şuursuz sendikalar arasında bir çözüm bulması gerekir.

İkinci sorun da yolsuzluk.

Belediyelerde yolsuzluk yapmak için çok fazla alan var. Şu anda AKP’li belediyeler yolsuzlukla anılıyor ama bir zamanlar da SHP-CHP’li belediyeler bu şekilde anılıyordu. CHP’li belediyeler arttıkça yolsuzluk batağına da o oranda çekilecekler.

Yolsuzluk nasıl saptanır ve engellenir?

Bir çözüm şekli, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ülke geneli için yaptığı öneri olabilir. Kılıçdaroğlu, iktidar olurlarsa Meclis’te bir denetleme komisyonu kurulacağını ve komisyonun başına ana muhalefetten birisini geçireceklerini söylemişti. Güzel bir öneriye benziyor. Belediyelerde de benzer komisyonlar kurulabilir, başkanlığını da muhalefetteki partiler yapabilir. Bu şekilde, belediyelerin işleri sürekli olarak muhaliflerce denetlenir.

Bir başka yöntem, yerel ombudsman kullanmak olabilir. Belediye ile işleri yürümeyen ya da yürümesi için rüşvet istenen kişiler bu ombudsmana başvurabilir. Başvurular ve yapılan işlemler belli aralıklarla kamuya duyurulabilir.

Bu sorunları çözmeden başarılı olmak mümkün görünmüyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: