Cihad Baban’ın dilinden Adnan Menderes

Cihad Baban, uzun yıllar gazeteci ve siyasetçi olarak siyaset hayatının içinde yer almış. Anılarını topladığı “Politika Galerisi” adlı kitap edebiyat bakımından da bir şaheser. Benzer özelliklere sahip Bülent Akarcalı’nın “Karanlık Hep Vardı Biz Aydınlığa Çabaladık” adlı kitabını da okuyunca Baban’ın kitabı hem verdiği bilgiler hem de dili kullanmaktaki ustalığı ile öne çıkıyor. Aynı zamanda, iki kitabı okumak, geçen zamanın, gazeteci ve siyasetçilerin düzeyini yükseltmediğini tam tersine düşürdüğünü de gösteriyor.

Baban, kitabında Celal, Bayar, Fevzi Çakmak, Adnan Menderes, Cemal Gürsel, İsmet İnönü, Fuat Köprülü, Ekrem Hayri Üstündağ, Samet Ağaoğlu, Ahmet Tahtakılıç ve Osman Bölükbaşı gibi politikacılar, devlet adamları için birinci elden, ayrıntılı bilgiler aktarıyor.

Menderes için anlattıkları günümüzde yaşadıklarımıza da ışık tutuyor sanki:

“Menderes istediğini yaparak, sözünü geçirerek, keyfederek, emrederek yaşamak istiyordu. Fakat bu hayata ulaşmak için sarf ettiği emeklerle sarf edeceği emekleri sevmemişti. Böylece, hayatının sonuna kadar, fikrine ve arzusuna ne karşı çıktıysa ona kızdı, onu sevmedi. Sevmediği konularda derinleşmeyi de istemezdi. Heyecanlarının yoğunluğu bu sebepten bilgisiyle ters orantılıydı.

Türkiye’de baş olan Menderes, koltuğuna ısınınca, milli sınırları da aşarak, dünyada söz sahibi olmak, milletlerarası arenada dövüşen pehlivan rolünde gözükmek arzusuna da kapılmıştı.

Artık sözlerinin ve fiillerinin esiri olarak buhranlara sürüklenmişti. Devlet radyosu demokrat olmayan vatandaşlara, “Alçaklar!…” diye hitap ediyordu. Mahkemelerin adaletine inanan kalmamıştı.

Menderes çok çalışıyordu, bu çalışmalar bir plana, programa bağlı çalışma değildi. İşbaşına gelir gelmez, evvela bir süre tarıma önem vermişti. Sonra, bundan hevesini alınca barajlarla yoğun şekilde meşgul olmaya başlamıştı. Baraj oyunundan soğuyunca bu sefer şehirciliğe ve imar işlerine baş vurmuştu. Merak ettiği konularla hırsla meşgul olurken, devletin diğer sektörlerini ihmal ediyordu. Bütün ihtarlara rağmen enflasyona sürüklenmesinin sebebi, süratle başarı kazanmak ve (Menderes yaptı!) dedirtmek kaygusundandı.

Yurt içinde de Demokrat Parti mensupları darlık dolayısıyla tevziata tabi tutulmuş maddeleri nüfuz kullanarak elde edip karaborsaya sürmeye başlamışlardı. İnşaat hevesi bu sebepten bugün olduğu gibi birdenbire artmış; ev, apartman yapmak maksadıyla ihtiyaçtan fazla demir ve çimento alanlar, bunları el altından satarak binalarını bedavaya mal etmenin çaresini bulmuşlardı. İktidar ve onun başındakiler bütün bu olan bitenlerden haberdardılar. Fakat, meşru olmayan srevet elde edenlerin, kendilerini körü körüne tutmalarını faydalı telakki ettikleri için bu gibilere ağızlarını açmıyorlardı.

Menderes’in istibdadı, vatandaşların haysiyetini eziyordu. Bu öyle bir parti olmuştu ki buradan kanun teklif eden de, soru soran da, oturup düşünen de kovuluyordu.”

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: