Kaliforniya şarapları ile bilgi işlem merkezleri arasında ne benzerlik var?

1970’lerin ortasından başlayarak Kaliforniya şarapları dünya çapında ün kazandı. Birçok uzman bu şarapların Fransa’nın ünlü şarapları kadar iyi olduğunu söylüyor. Bazıları Kaliforniya şaraplarının daha iyi olduğunu bile söylüyor.

Kaliforniya şarap konusunda bu noktaya nasıl geldi?

Bunun en büyük sırlarından birisi, şarap konusunda iyi uzmanlarla çalışmaları. Bu uzmanların en etkililerinden birisi Türkiye’ye de gelmişti. Ona da Kaliforniya şaraplarının sırrı soruldu, Türk şarapları için önerileri alındı.

Uzmanın söylediği birinci şey “Seyreltin!” şeklindeydi. Bağlarda yetişen üzüm salkımlarını seyreltin! Daha az salkım olduğunda o salkımlar daha çok güneş ışığı alabilecek, daha şekerlenecek, taneleri sıkışmayacak.

Bilişimde de yapılabilecek en iyi öneri “Seyreltin!” olmalı. Sunucu sayısını azaltın, yazılım sayısını azaltın, güvenlik önlemlerini azaltın.

Şu anda bilişim merkezlerinde bu önerinin tam tersi yapılıyor. Bilişim merkezleri çılgın bir şekilde sunucu satın alıyor, yazılım satın alıyor, sanallaştırma-kümeleme-yük dengeleme çözümleri satın alıyor.

Sonuç da, pahalı, yönetilemeyecek kadar karmaşık ve verimsiz bir bilişim merkezi oluyor.

Buna bir son vermek gerek.

Daha az satın alalım. Elimizdekileri daha çok kullanalım. Elimizdekileri azaltalım. Kısacası, seyreltelim!

İki Microsoft

Mesleğe girdiğimden beri Microsoft hayranıyım ve Microsoft ürünlerini severek kullanıyorum. Öte yandan, teknik destek ya da eğitim için gittiğim yerlerde Microsoft’tan birileri ile karşılaşırsam onlarla her seferinde tartışma yaşıyorum. Çelişkili bir durum bu.

Aslında çelişki iki Microsoft olmasından kaynaklanıyor.

Birinci Microsoft, Amerika’da konuşlu olanı. Bu Microsoft, bazen kötü ürünler çıkarsa da, genelde herkesin beğendiği, güzel, ucuz, kullanımı kolay ürünler üretiyor.

İkinci Microsoft ise Türkiye’deki Microsoft. Bu Microsoft’un üretim derdi yok. Genel olarak, Türkiye Microsoft’tan istenilen şey, birinci Microsoft’un ürettiği güzel ürünlerin Türkiye’de pazarlanması. Tüm organizasyon satış odaklı. Herkesin kotaları var. Yıl sonuna kadar kotalar doldurulmalı. Kotasını doldurmayanın işi tehlikede.

Microsoft’un Türkiye’de satış odaklı olmasının en temel (ve acı) göstergelerinden birisi, teknik personelin önemli bir kısmının Microsoft çalışanı olmaması. Bunlar ManPower adındaki bir insan kaynakları şirketi tarafından Microsoft’a outsource edilmişler. Hiçbir satış personeli bu şekilde çalışmazken teknik personelin dışarıdan sağlanması bir teknoloji şirketi için acı bir durum.

Kota, ikinci Microsoft çalışanlarının sürekli satış peşinde koşması demek. Teknik personel bile bu bilinçle hareket ediyor. Bu da, yaptıkları önerilerin, müşterilerin gereksinimini karşılamasından çok, kotanın doldurulmasına yönelik olmasını doğuruyor.

Teknik personelin önerileri sürekli olarak aşırı sayıda sunucu kurulmasına yönelik. İşlerini az sayıda sunucu ile halletme şeklinde bir kaygıları yok. En küçük işler için bile üçer-beşer sunucu kurduruyorlar ya da kurulmasını öneriyorlar.

Bir devlet kurumunda, Microsoft teknik personelinin mesajlaşmaya (Office Communications Server, LYNC) yönelik çözüm önerisi yirmiden fazla sunucudan oluşuyordu. Neyse ki, kurum yetkilileri sağduyulu davrandılar, bu öneriyi dinlemediler ve yalnızca 3 sunucuyla mesajlaşmayı sağladılar. Bir inceleme yapılsa, Microsoft personelinin önerilerinin bu şekilde hep kırpıldığı görülür diye düşünüyorum.

Çok sayıda sunucu önermenin bir nedeni daha var: İleride bir sorun çıkarsa, Microsoft yetkilisi “Ben size en az şu kadar sunucu kurun demiştim” diyecek. Yani, uygulanmayacak öneriler yapıp sorun çıkarsa, sorunları bu önerilerin uygulanmamasına bağlayacaklar. Bu da iyi bir tavır değil.

Çok sayıda sunucu bir kez ortaya çıkınca bu sefer Microsoft, çok sayıda sunucunun bakımı-onarımı için de SCCM-SCOM ikilisini öneriyor. Tabii bunlar da en az 4 sunucuya (2 SQL Server, 1 SCCM, 1 SCOM sunucu) mal oluyor. Bunlar sunucu sayısını daha da artırıyor.

Sonuç olarak, ikinci Microsoft’un önerdiklerini dinlemeli ama çok da dikkate almamalı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: