Aykut Erdoğdu’nun sorunu nedir?

Aykut Erdoğdu, CHP’nin genç milletvekillerinden birisi. Hazine Müsteşarlığı’nda kontrolör olarak çalışmış, mali konuları iyi bilen, konusunda hakim, enerjik birisi. Anlatımı da iyi. Halktan birisi, halkın anlayacağı şekilde konuşuyor, sempati topluyor.

Erdoğdu’nun uzmanlık alanı mali konular ve yolsuzluklar. Ak Parti hükümetinin çok sayıda yolsuzluğa bulaştığını iddia ediyor ve kanıtlarını gösteriyor.

Öte yandan, Erdoğdu, bu konularda gereken titizliği göstermiyor. Suçlamaları çok geniş ve özensiz. Bu da iddialarının gücünü zayıflatıyor.

Bu duruma en büyük örnek doğalgaz ve Tuz Gölü Deposu konusundaki iddiaları.

Tuz Gölü’nün altına doğalgaz depolarının yapılması ve bir miktar doğalgazın burada depolanması uzun zamandan beri gündemde olan bir proje.

Bu proje için Dünya Bankası’ndan 280 milyon Euro tutarında kredi alınmış. Proje için çeşitli seferler ihaleye çıkılmış. İhalelerin hepsi bir şekilde iptal edilmiş. Alınan kredi kullanılamamış ve Dünya Bankası’na iade edilmiş. Bu sırada, 10 milyon TL de ceza ödenmiş.

Erdoğdu’ya göre ihalelerin iptal nedeni bir çetenin ihaleleri almak istemesi, alamayınca da ihaleleri her seferinde iptal ettirmesi. Bu durum yargıya da yansımış ve çete üyeleri yargılanıyormuş.

Buraya kadar söylenilenler olayın bir beceriksizliğe işaret ettiğini gösteriyor: Projeyi bir türlü becerememişler, parayı iade edip ceza ödemişler. Bu beceriksizliğin afişe edilmesi gerekli, Ak Parti’nin kınanması gerekli.

Ama bu olayda yolsuzluk nerede? 280 milyon Euro birilerinin cebine mi girdi? Girmedi. İade edildi. O zaman bu olaya nasıl yolsuzluk deriz? Yolsuzluk terimi bu kadar rahat mı kullanılmalı?

Erdoğdu yine bu olayda, Türkiye olarak büyük zarara uğradığımızı söylüyor. Çünkü Türkiye, İran ve Rusya gibi ülkelerle al ya da öde şeklinde anlaşmalar yapıyor. Bunun anlamı şu: Bu ülkelerle belirli bir miktar doğalgaz almak üzere pazarlık yapıyorsunuz. Karşı taraf iyi bir indirim yapıyor ama taahhüt istiyor: Belli bir miktar doğalgaz alınacak, alınamazsa da her durumda o kadar doğalgazın parası ödenecek. Bu durum bize özgü değil: İran ve Rusya gibi ülkeler bunu hemen her ülkeyle yapıyor.

Bu durumun bir sonucu var: Almadığımız, kullanmadığımız doğalgazın da parasını ödeyebiliriz. Geçtiğimiz yıllarda bazı durumlarda yaşandı böyle şeyler.

Erdoğdu, Tuz Gölü Depo’su yapılsaydı, kullanamadığımız doğalgazı buraya depolayabileceğimizi, böylece almadığımız doğalgaza para ödeme durumundan kurtulacağımızı iddia ediyor Depo yapılmayınca da zarara uğruyoruz ona göre.

Ama Tuz Gölü Depo’su ya da herhangi bir depo ne kadarlık gaz depolayabilir? Bizim İran’la, Rusya’yla yaptığımız anlaşmalar milyarlarca dolarlık. Söz konusu gazlar devasa miktarlarda. O kadar gazı Tuz Gölü’nün altında ya da başka bir yerde depolamak mümkün mü? Hiç mümkün görünmüyor. Depolar, bir ülkeye bir yıl yetecek gazı depolamaktan çok, gaz alımında yaşanabilecek dalgalanmalara karşı ülkeyi kısıtlı bir süre korumak için yapılır. Örneğin, geçtiğimiz yıllarda Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan sorunlar nedeniyle Rusya doğalgaz aktarımını kesti, bunun etkisini az da olsak bizler hissettik. Depolar bu türlü durumlara önlem olsun diye yapılıyor.

Tuz Gölü örneği Erdoğdu’nun ne kadar özensiz olduğunu iyi gösteriyor.

Erdoğdu’nun ikinci olumsuz tutumu suç duyurularıyla ilgili. Zamanında çok sayıda suç duyurusu yapmış, sonuç alamamış. Şimdi hükümet üyeleri onu suç duyurusuna davet edince “Ben şimdi

değil, siz iktidardan inince suç duyurusu yapacağım çünkü siz suç duyurularını bir şekilde işleme koymamanın, olayları örtbas etmenin yolunu buluyorsunuz” diyor. Çok büyük yanlış yapıyor.

Şöyle düşünelim: Erdoğdu, iddialarını elindeki belgelerle destekledi ve suç duyurusunda bulundu. Ama iktidar bir şekilde bunları işleme koydurtmadı, örtbas etti. Bu durum, ileride yine suç duyurusunda bulunmaya engel midir?

Hukukta ikinci kez yargılama yapılamaz: Bir insan bir suçtan bir kez yargılanmışsa aynı suçtan tekrar yargılanamaz. Ama olay yargılama değil, suç duyurusu. Suç duyurusu için bir kısıtlama yok.

Suç duyurusunda bulunmak Erdoğdu’nun ciddiyetini gösterir. Bu nedenle, ciddiyse, samimiyse suç duyurusunda bulunmalıdır.

Ak Parti muhalifleri olarak bizlerin de Erdoğdu gibilerini uyarmamız gerekir. Yoksa yaptığımız şey muhalefet değil palavra sıkmak olacaktır. Bunun da etkili olduğu görülmemiştir.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: