Platon ve Aristo

Facebook’ta Platon’dan sık sık alıntı yapılır. Bu alıntılar genelde demokrasi üzerinedir.

Platon demokrasinin bir eğitim işi olduğunu iddia eder ve eğitimsiz toplulukların bir seçim zamanında iyileri değil demagogları seçeceğini söyler. Bu düşünce, Ak Parti’ye karşı seçimlerde başarılı olamamış olanları çok sevindiriyor.

Ama gerçekler böyle değil. Demokrasi hiçbir zaman yüksek eğitim ya da yüksek ekonomik gelir ile birlikte olmak zorunda değildir. Tam tersi, demokrasi hem eğitim düzeyini hem de ekonomik düzeyi yükseltir.

Bunun en iyi örneği Hindistan’dır. 1 Milyarı aşan nüfusuna rağmen dünyanın en büyük demokrasidir ve bu durum bağımsızlığından itibaren sürmektedir. Hindistan’ın ekonomik olarak çok iyi olduğunu söylemek ya da en iyi eğitimi verdiğini söylemek mümkün değilse de özellikle aynı zamanda bağımsızlık kazanan komşularına göre çok daha iyi bir yerde olduğu kuşku götürmez.

Hindistan’ın komşuları olan Pakistan ve Bangladeş bağımsızlıklarını Hindistan’la birlikte kazanmalarına rağmen bir türlü demokrasiyi oturtamamış ülkelerdir. Bu ülkeleri belirleyen şey, askeri darbeler, siyasi davalar ve idamlar, bitmek bilmeyen çalkantılardır.

Eğitimsiz insan akılsız insan demek değildir. Çıkarının nerede olduğunu bilir.

Türkiye’de yetişkin insanların ortalama eğitimi düşüktür (8 yıl) ama demokrasiye geçtiğimiz 1946 yılından bu yana seçimlerde sürekli değişik partileri iktidara taşımıştır.

1989 yerel seçimlerinde Ankara, İstanbul, İzmir başta olmak üzere hemen tüm şehirlerde SHP birinci parti olmuştu. Şimdi ise bir-ikisi dışında her yerde Ak Parti var. Ak Parti de her zaman başarılı değil. 2009 seçimlerinde, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni, Ankara’da Yenimahalle belediyesini, İstanbul’da Adalar, Maltepe belediyeleri kaybetti örneğin.

Aşağıdaki resimde Platon ve Aristo’yu görüyorsunuz. Platon eliyle gökyüzünü işaret ediyor. Aristo ise yeri. Çünkü Platon bir idealistti. Ona göre gerçekler gökyüzünde bir yerlerdeki idealar dünyasındaydı ve yalnızca seçilmiş kişiler o idealar dünyasına ulaşıp gerçekleri öğrenebilirdi. Toplumu yönetmesi gereken insanlar da bu seçkin insanlardı.

Aristo ise materyalistti. Ona göre gerçekler kirli, pis, bozulan ve çürüyen dünyadaydı. Platon gerçeklere düşünerek ulaşmaya çalışırken Aristo deneyler ve gözlemler yapıyordu. Tavukların altlarından yumurtaları alıp inceliyor, balıkları ve diğer deniz canlılarını kesip biçiyordu.

Bu anlayışı onun demokrasiye bakışını da etkiler. Demokrasiyi ideal bulmasa da ideale en yakın yönetim tarzlarından birisi olduğunu söyler.

En önemli düşüncesi de şudur: Çok sayıda ortalama insanın kararı az sayıdaki seçkin insanın kararından iyidir.

Günümüzde Aristo’nun değil de Platon’un bu kadar sevilmesi ve alıntılanması çok acıdır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: