Domino’s Pizza: IT Bakımından En Kötü Çözümlerden Birisi

Aşağıdaki adreste Microsoft’un Domino’s Pizza için ürettiği çözümün bilgisi var:

http://www.microsoft.com/casestudies/Windows-Server-2008-R2-Datacenter/Domino-s-Pizza/Pizza-Chain-to-Switch-10-000-Store-Servers-to-Hyper-V-to-Increase-Reliability-Performance/710000002307

Microsoft bu çözümü gurur duyulacak bir şey olarak kendi sitesinde sunuyor ama çözüm hem Domino’s Pizza’nın bilgi işlem birimi hem de Microsoft için çok kötü bir çözüm olmuş.

Burada büyük hatalar var. Hataların nasıl bir anlayıştan kaynaklandığını da görebiliyoruz aslında.

Bu konudan sorumlu kişi Lance Shinabarger şöyle diyor: İlk başlarda, işimiz bakımından bilgisayarlar ikinci plandaydı. Her restoranımızda sunucu olarak bir PC bulunuyordu ve karakter temelli bir uygulama çalıştırıyordu. Eğer o bilgisayar çökerse pek büyük bir sorun çıkmıyordu. Siparişler kağıtlara alınabiliyordu. Bazen bir restoranın sunucusu bir hafta boyunca bile çalışmıyordu ama iş devam ediyordu.”

Shinabarger’in betimlediği bu ortam aslında Domino’s gibi bir yer için ideal bir bilgi işlem ortamı. “Domino’s” un asli işlevi IT değil, insanlara yiyecek bir şeyler sunmak. Bilgi işlem ancak bu operasyonu destekleyebilir, işin daha iyi yürümesini sağlamak için kullanılır.

Ama 2000 yılında, Domino’s bilgi işlemi metin temelli uygulama yerine, grafik temelli bir program getirmiş. Program grafik temelli olmasının yanı sıra bir restoranın her türlü işini de yönetiyormuş. Çalışanlar ona o kadar bağlılarmış ki bilgisayar çöktüğünde restoranı kapatmak bile gerekiyormuş.

Yukarıdaki paragraf hatanın nerede başladığını çok iyi gösteriyor: İkincil planda kalması gereken bilgisayar birinci plana yükselmiş. Bir pizzanın hiçbir şekilde bilgisayara gerek duymamasına karşın Domino’sun aklı evvel bilgi işlem personeli işleri bilgisayarsız yapamaz hale getirmişler. Artık bilgisayar çöktüğünde elle işlem yapılması diye bir şey yok. Büyük Hata.

Bilgi İşlemin bu soruna çözümü restoranlara ikinci bir bilgisayar yerleştirmek olmuş. Hata büyüyor. Restoran çalışanları şimdi pizza pişirmenin yanı sıra, bir sorun çıktığında yedek bilgisayara geçmek gibi bir işlemi de yapmak zorunda.

Bilgi İşlem bu yeni sorunu çözmek için sanallaştırmaya geçmeye karar vermiş. Art arda yanlış hamleler.

Sanallaştırma şu şekilde yapılıyormuş: Uygulamaları, birincil makinedeki bir sanal makinede çalışıyormuş. Birincil makine sorun yaşarsa, şirket merkezindeki personel sanal makineyi ikinci fiziksel makineye geçiriyormuş.

Ama bu çözümde de sorun varmış: Sabahları, fiziksel makine başlatıldığında sanal makine başlamıyormuş. Sanal makine yazılımı çok fazla işlemci ve bellek de kullanıyormuş.

2011’de sunucu bilgisayarlarının işletim sistemlerini Xp’den Windows 2008 R2’ye geçirmişler. Saçma bir hamle olmuş. Yabancıların overkill dedikleri bir hareket bu. Küçük bir restoranda Windows Server 2008 R2 işletim sisteminin ne işi var?

Windows Server 2008 R2’ye geçmelerinin nedeni, işletim sisteminin içinde gelen sanallaştırma yazılımı Hyper-V imiş.

Şimdi saçmalığın daniskası geliyor: Windows Server 2008 içindeki sanal makinede Windows 2003 server çalışıyor.

Sunucular çoğalınca bunları yönetmek için yönetim yazılımları da gerekiyor tabii. Onun da çözümünü bulmuşlar: Microsoft’un en karmaşık ürün ailesi olan System Center ailesinin çok sayıda ürününü kullanmaya başlamışlar.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi, şirketin bilgi işlemi şimdi de Windows Server 2012’ye yükseltmeyi planlıyormuş. Restoranlarda gelmiş geçmiş en gereksiz özelliklere sahip işletim kullanmak dahiyane bir fikir.

ShinaBarger, bütün sistemi yalnızca iki personelle yönetebildiklerini söylüyor. Çok güzel ama pek de inandırıcı bir rakam değil. Büyük olasılıkla sistemin kurulum ve işletim aşamalarında Microsoft’tan destek aldılar, alıyorlar. Microsoft’un desteği de hiçbir zaman ucuz olmamıştır. Makalede buna ilişkin bir bilgi yok ne yazık ki.

Peki, zamanı biraz geriye sarıp ilk baştaki çözüme dönseydik ne olurdu? Her restoranda tek sunucunun olduğu, sunucu çökerse işlerin elle de yapılabildiği ortam daha iyi değil miydi? Daha ucuza da mal olmuyor muydu? Bunca masraftan ve karmaşadan sonra o döneme göre daha mı ilerideyiz acaba?

Domino’s pizza ısmarlarken paramın bir bölümünün saçma IT yatırımlarına gittiğini düşünüp üzüleceğim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: