Popular Science Şubat Sayısı: Yeni Bir Düş Kırıklığı

Ocak sayısında saçma yazılar yazan Tuna Emren’in dergideki yerinin çok ayrı olduğu anlaşılıyor. Bu sayıda da bolca yazısı var. Ama aynen Ocak sayısında olduğu gibi çoğunlukla fasarya yazılar.

“Göklere Çevirdiğimiz Dev Gözler” başlıklı yazısında şöyle diyor: “Samos’lu Aristarchus, Dünya’nın Güneş çevresinde döndüğünü anlamış ve Güneş merkezli bir model oluşturmuştu. Ancak onun eserleri de, tıpkı diğer büyük keşiflerin yer aldığı kitaplar gibi İskenderiye Kütühanesi’nde yanıp gitti. “ Bu cümle Emren’e yetmemiş ki yazının sonunda bir kez daha tekrarlanıyor: “Ama ne yazık ki İskendiye Kütüphanesi ile birlikte bir çağın en önemli eserleri de kül olmuş, onun bulgularının keşif sayılabilmesi için, Kopernik’e uzanan zamanda yüzyıllar boyunca beklenmesi gerekmişti.”

Bu ifadeler size de çelişkili gelmiyor mu? Aristarchus’un eserleri İskendiye Kütüphanesi ile yanıp gittiyse biz onu ve bulduklarını nereden biliyoruz? Bu basit soruyu sordunuz mu acaba kendinize?

Yine bu yazıda şöyle deniyor: “Kopernik, Aristotales ve Ptolemy modelini geliştirmemiş, aksine Aristarchus’un keşiflerinin anlatıldığı kaynaklara ulaşmış ve bunları kullanarak kendi teorisini yaratmıştı.”

Vay canına! Demek ki Aristarchus’un keşiflerinin anlatıldığı kaynaklara İskendiye Kütüphanesi’nin yanışından sonra bile erişilebiliyormuşuz. Demek ki Emren’in yukarıdaki sözleri bir saçmalıktan ibaretmiş.

İkinci nokta şu: Kopernik’in özgün bir iddiada bulunmadığı, iddialarını Aristarchus’un keşiflerine dayanarak oluşturduğu yazılıyor. Bu benim için yeni bir bilgi. İnanılması da zor. Google’la yaptığım bir araştırmada Harvard Üniversitesi’nde bir makaleye rastladım. Makalede, Kopernik’in Aristarchus ve diğer Yunanlı bilim adamlarına yaptığı atıflar açıklanıyor. Yazının sonuç cümlelerinde, Kopernik’in Aristarchus’tan bağımsız bir şekilde yapmış olmasının en olası durum olduğu ifadesi var. Anladığım kadarıyla Kopernik zaten kafasında güneş merkezli sistemi oluşturduktan sonra dönüp eski Yunan’dan kendisine destek ifadeleri bulmaya çalışmış.

Makalenin linki aşağıda.

http://articles.adsabs.harvard.edu//full/1985JHA….16…37G/0000037.000.html

Emren yine aynı yazıda Hypatia’nın Ptolemy’nin (Batlamyüs) yarattığı evren modelini geliştirdiğini, yeni bir model yarattığını yazıyor. Hiçbir kaynakta yine bu bilgileri bulamadım. Bu da Emren’in uydurmalarından birisi.

Umarım bir an önce Tuna Emren gibilerine telif bilim yazıları yazdırmaya son verirler.

Reklamlar

6 Yanıt to “Popular Science Şubat Sayısı: Yeni Bir Düş Kırıklığı”

  1. Onur Says:

    Merhaba,

    Ben de bu dergiyi ilk defa merak edip alip okudum. (Mart 2013)
    Tuna Emren’in bircok kisa yazinin yani sira, 2 de makalesi var. 98 sayfalik dergide sadece bu iki makale tam tamina 20 sayfa tutuyor.
    Reklamlari cikarir, kisa yazilari da katarsak derginin yariya yakinini bu kisinin yazdigini goruyoruz.

    Veeee makaleler. Sizin bu yaziniza denk gelene dek arayis icerisindeydim. Sayenizde en iyi tarif eden kelimeye ulasmis bulunuyorum: FASARYA.

    Gulumsetecek bir alinti:
    (Turkiye Popular Science, Mart 2013, Sayfa 87)
    Konu: Risk Algilamasi
    “Risk seviyesi dusuk olan durumlardan korkmaya devam ederken, gelisen teknolojinin beraberinde getirdigi, gittikce artan tehlikeleri pek de dikkate almiyoruz. Akilli telefonlarin, bilgisayarlarin yerini almaya basladigi bir donemdeyiz ve kullandigimiz cihazlarin yuksek oranda radyasyon yaydiginin farkindayiz. Buna ragmen konu hakkinda aldigimiz onlem, kulaklik kullanmaktan oteye gecemiyor. Oysa kulaklik bile riski belirli olcude azaltiyor. Yine de en azindan kullandigimiz telefonlardan yayilan tehlikenin farkindayiz.”

    Simdi tekrar dusundum de. “Fasarya” az kaliyor. Dupeduz yalan yanlis, temelsiz bilgiler bunlar.

    Editorlere yazacagim saniyorum.
    Cok yazik.

    • muratyildirimoglu Says:

      Editöre yaz muhakkak ama editörün kendisi de Mart sayısında çuvallamış durumda. Bilimdışı safsataları yayıyor editörün kendisi. Ona göre hipnoz sırasında eline sigara dokundurulduğu söylenen bir kişide ertesi gün o nokta su toplamış. Matrix filminin dünyasında yaşayan saçma bir adam. Dergi bu şekliyle Türkiye’ye yakışmıyor.

  2. Onur Says:

    Bilseydim ona gore yazardim. Usenmeyip iyonlastirici, iyonlastirici olmayan radyasyon farkini anlattim sormasinin uzerine.

    Bakalim bu sefer ne yazacak. Size iletirim.

  3. Onur Says:

    Felaket. Kendisi bilim ahlaki ve bilimsel metod konularinda zir cahil.
    Popular Science Turkiye kotu yolda.

    • muratyildirimoglu Says:

      Kalitesiz adamlar kalitesiz yerli içerik hazırlayıp dergiyi mahvediyorlar. Dergiyi doğru düzgün çevir, git işine kardeşim değil mi? Yok, ille de yerli içerik hazırlayacaklar, kafalarındaki saçmalıklarla güzelim dergiyi mahvedecekler.

  4. Onur Says:

    Agzimdan aldiniz. Belli ki konsepti koruma tasasindalar: dergi isminden, soru/cevap, vb. kisimlara kadar. Oyleyse ya orjinal derginin makaleleri gibi kaliteli insanlara yazdirmalilar, ya da dediginiz gibi iyi denetlenen cevirilerden sasmamalilar.

    New age, hippi safsatalar var gercekten icerikte. Derginin ABD yayincilari duysa uzulur.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: