Mavi Marmara’da Ölenler İnsani Yardım Adına Mı Öldü?

Gazze ablukasını kırmak üzere yola çıkan gemilerin baskına uğraması olayı giderek daha fazla aydınlanıyor.

1) Böyle bir yardıma gerek yoktu. Gazze Şeriti’ndeki insanlara haftada 15000 ton yardım zaten gidiyordu. (Kaynak: İsrail’in Ankara Büyükelçisi Gaby Levy’nin 28 Mayıs 2010 tarihinde HaberTürk gazetesinde yayınlanan demeci)

2) Gemiler İsrail savaş gemilerince durdurulduğunda, yapılan anonslarla talimatlara uymaları durumunda zarar görmeyecekleri, kargoların incelendikten sonra Gazze’ye gönderileceği, yardım aktivistlerinin de memleketlerine yollanacağı belirtildi. (Kaynak: 1 Haziran 2010 tarihli Hürriyet gazetesi) Mavi Marmara dışındaki gemilerde bulunanlar bu talimatlara uydu. Yalnızca Mavi Marmara’dakilerin bir bölümü helikopterlerden inen İsrail askerlerine direnip onları denize atmaya ve demir çubuklarla dövmeye çalıştı.

3) İsrail askerlerine plastik mermi ve paintball mermisi ve yalnızca son çözüm olarak tabancaları kullanmaları talimatı verilmiş. 2 Haziran 2010 tarihli Hürriyet gazetesinde Yunanlı bir aktivistin sözleri plastik mermileri doğruluyor: “Bazılarımızın ayaklarına plastik mermiler sıktılar.” Benzer bilgiyi gemide bulunan Habertürk gazetesi muhabiri de veriyor(4 Haziran) : “Halatlarla kaptan köşkünün olduğu yere inen üç İsrail komandosu ile burada bekleyen gönüllüler arasında arbede yaşandı…Etkisiz hale getirilen askerler, daha sonra ikinci kattaki salona indirildi. İsrail askerlerinin etkisiz hale getirilmesiyle birlikte helikopterden gelen silah sesleri değişmeye başladı. Önceleri plastik mermiyle ateş eden İsrail komandoları artık gerçek mermi kullanıyordu.”

Tüm gerçekler bu olayın ve ölümlerin önceden İsrail tarafından planmış bir şey olmadığını gösteriyor. Tam tersine, İsrail cephesinde plan yokken aktivistler cephesinde plan var. Bu olay ve ölümler, yapılanı insani yardımdan çıkarıp kutsal bir savaşa çevirmek isteyen bazı aktivistlerin eylemlerinden kaynaklanmış. Türk aktivistlerin önemli bir bölümü oraya insani yardım için değil, cihat etmek için gittiler. Ölebileceklerini biliyorlardı ve bundan korkmuyorlardı. Hatta şehit olacaklarını ve Cennet’i garantileyeceklerini düşünüyorlardı.

Aktivistlerin liderleri hep bu görüşe hizmet etti. Hürriyet gazetesinde Eyüp Can’ın 2 Haziran’da yazdıklarından Hakan Albayrak’ın düşündüklerini öğrenebiliyoruz: “Cenab-ı Hakk’ın bizi büyük bir devrimde enstrüman olarak kullandığını iliklerime kadar hissediyorum.”

Ölen Türk aktivistlerden birini Mehmet Altan 3 Haziran 2010 tarihli Star’da bakın nasıl anlatıyor: “Ali Haydar Bengi’nin henüz 39 yaşında ve dört çocuk babası olduğunu görünce adeta sendeledim… Gazze için giderken en büyüğü 15 yaşındaki Mehunur olmak üzere, 10 yaşındaki Semanur ve 5 yaşındaki ikizler Muhammed ve Senanur ile dul bir eş bıraktığını gördüm. Şaşırdım… Mısır’daki El Ezher Üniversitesi mezunu Bengi’nin yola çıkmadan önce ailesini şehit olacağını belirtip, “rüyamda şehit olacağımı gördüm” diyerek helallik aldığını öğrenince ürperdim. Bengi’nin geçtiğimiz yıl umreye gittiği ve umrede Gazze şehitlerinden olmak için dua ettiğini okudum.”

Ölenlerden Furkan Doğan not defterine o gece son olarak şunları yazmış (Hürriyet, 13 Haziran 2010): Şehadet şerbetine son saatler. Var mı daha güzel şey?”

Diğer aktivistler küçük zararlarla dönerken Türk aktivistlerin bazıları öldüler.

Ölen insanlarımız oraya insani yardım için değil, bir şekilde şehit olmak için gittiler.

Türkiye’deki ortam ne yazık ki sürekli olarak bu tür düşünceleri besliyor ve dini duyarlığı yüksek insanları bu tür eylemlere sürüklüyor.

Sürekli olarak Hristiyan ve Yahudilere karşı savaş kutsallaştırılıyor. Hatta başkaları yerine Hristiyan ve Yahudilerle savaş teşvik ediliyor. Burhan Bozgeyik adındaki yazarın 27 Eylül 2007 tarihinde Milli Gazete’de yazdığı yazının başlığı neydi biliyor musunuz? “Ehl-i Kitab Tarafından Öldürülene, İki Şehit Sevabı Var” Yazar yazısında bu iddiayı bir hadise dayandırıyor ve Hristiyanlar ile Yahudilerin yüzlerce yıl boyunca nasıl olumsuz işler yaptıklarını anlatıyor.

Bu türlü düşüncelerle beslenen insanlar da ne yazık ki hep böyle eylemlere imza atıyor.

İsrail’in eylemleri kadar, hatta daha da çok, bu tür düşünceleri sorgulamalıyız.

Reklamlar

2 Yanıt to “Mavi Marmara’da Ölenler İnsani Yardım Adına Mı Öldü?”

  1. Hakan guzel Says:

    Tabi siz de Israil’li elcini nsozlerine inandiniz. Neden? Kendi vatandasiniza, tum dunyada duyurulanlara inanmayi tercih etmiyorsunuz?

    Neyse insanlar dunyayi gormek istedikleri gibi gorur. Sizin gibi “tuzu kuru” lar hicbir zaman bu dusunceleri gercek manada kavrayamayacagi icin tartismak da laf soylemek de bosa. Her koyun kendi bacagindan asilir, ahkam kesmelerinize devam edin.

  2. Serdar Says:

    http://serdarkocaoglu.com.tr/2010/06/burnuma-kotu-kokular-geliyor_3669.html

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: