Kusursuz yaratılan dünya?

En şaşılacak iddialardan birisi dünyanın kusursuz yaratıldığı iddiasıdır. Mülk Suresi’nde şöyle denir: “İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir.”

Halbuki gözümüzü şöyle bir çevirip baksak istemediğimiz kadar kusur görebiliriz. Örnek olarak Vatan gazetesindeki şu habere ve fotoğraflara bakın:

8 yıldır ikizini karnında taşıyor

Küçük Kumar’ın karnındaki görüntü görenleri şaşırtıyor.

Hindistan’da ikizini karnında taşıyan 8 yaşındaki Deepak Kumar’ın karnından kardeşinin kolu ve bacağı çıkmış durumda.

Karnında ikizi ile doğan ve 8 yaşına kadar karnında çıkan bacak ve kollarla yaşayan Deepak Kumar, Hindistan’da tanrı ilan edildi. Fakat küçük çocuk tanrı olmak istemediğini sadece normal bir çocuk gibi yaşamına devam etmek istediğini söylüyor.

Küçük Kumar’ın karnındaki görüntü ise görenleri şaşırtıyor.

Bu nasıl kusursuzluk? Çocuk apaçık bir şekilde kusurlu bir vücutla doğmuş. Üstelik bu tek bir olay da değil, yıllar içinde sürekli olarak doğuştan çeşitli kusurlara sahip insanların bilgisini okuyoruz, duyuyoruz, öğreniyoruz.

Kusur yalnızca insanlarda ortaya çıkmıyor. Dünyanın yapısında da çok sayıda kusur var: Hatta mevsimlerin oluşmasının bile milyarlarca yıl önce büyük bir gök cisminin dünyaya çarpıp onun ekseni üzerinde eğmesinden kaynaklandığı düşünülüyor. Bu bile dünyanın baştan kusursuz bir şekilde tasarlanmadığının kanıtı.

Vatan gazetesinde Süleyman Ateş’e sorulan bir soruya ve verilen yanıta bakın:

Bir surede dağların hareketli olduğunu okumuş ve çok etkilenmiştim. Kaf Suresi’nde şöyle bir ifade geçiyor: “Yeryüzünü de döşedik ve ona sabit dağlar koyduk.” Bu iki ifade birbiriyle çelişmiyor mu?

CEVAP: Siz ayeti dikkatlice okusaydınız bu kuşkunuza gerek kalmazdı. Neml Suresi’ndeki ayetin meali şöyledir: “Görüp de donuk sandığın dağlar, bulutun yürümesi gibi yürümektedir. (Bu) Her şeyi gayet iyi yapan Allah’ın yapısıdır. Doğrusu O, yaptıklarınızı haber almaktadır” (Neml: 88). Ayet, kıyamet olayını anlatıyor. Şimdi donuk ve sabit gördüğün dağların kıyamette bulutlar gibi yürütülüp dağıtılacağını anlatmaktadır. Ayetin asıl anlamı budur. Ama bu ifadede daima sabit bir gerçeğe de işaret vardır. Dağlar arzın yüksek yerleridir. Ayet sabit görünen dağların, aslında sabit olmayıp bulutlar gibi hareket ettiğini söylüyor. Dağların hareket etmesi demek, dağların üzerinde bulunduğu yerkürenin hareket etmesi demektir. Dünyanın hareket ettiğine işaret eden bu ayet de Kur’ân’ın bilimsel mucizelerinden biridir. Kaf Suresi’ndeki ayetin meali de şöyledir: “Arzı nasıl yaydık, ona sağlam dağlar attık, onda her güzel çifti bitirdik” (Kaf: 7). Ayette sabit kelimesi yok. Okuduğunuz meal yanlıştır.

Ayetin orijinalinde “rasiyat” kelimesi geçer. Arapça’da “rasiyat”, yere sağlam çakılmış yüksek kazık demektir. Ayette dağların kazıklar gibi yere çakıldığı, baskı yaptığı, sağlam olduğu belirtilir. Gerçekten dağlar, bilindiği gibi yeryüzüne püsküren magma tabakasının yükseltileridir. Bunlar soğuyunca taşlaşır, kaya olur. En sağlam yerler dağ bölgeleridir. Burada yapılan evler kolay kolay yıkılmaz, depreme dayanıklıdır. Ama düz araziye yapılan evlerin dibi göçebilir. Bunu 17 Ağustos 1999 Marmara depreminde gördük. Dağlık bölgelerdeki evler sağlam kaldı, düzlüklerdekilerin çoğu yıkıldı. Bu ayetler arasında çelişki nerede?

Çelişki şurada sayın Ateş: Dağların yürümesi yalnızca kıyamet zamanına özgü bir durum olarak anlatılıyor. Onun dışında dağların aynen kağıt üzerine konulan bir ağırlık gibi sabitleyici, sağlamlaştırıcı bir şey olduğu söyleniyor. Halbuki dağlar büyük kara plakalarının çarpışmasından oluşmuştur. Örneğin, dünyanın en yüksek dağ ve tepelerinin bulunduğu Himalayalar, Hindistan kara parçasının Asya’ya çarpıp onu itmesiyle oluşmuştur. Yani, dağlar sağlamlığın simgesi değildir, tam tersine zayıflığın ve düzensizliğin kanıtlarıdır. Türkiye’de de en şiddetli depremler genel olarak ülkenin dağlık doğu kesiminde oluşmuştur. Buna karşın doğru düzgün dağlara sahip olmayan Avrupa’da (Alpler dışında) deprem denilen şeye rastlanmaz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: