Recep Tayyip Erdoğan, Nurettin Sözen ve Kemal Derviş

Bir insan bir yere bakıyorsa orada ilgilendiği bir şey vardır. Bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır. (Freud)

Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda çok uygar bir görüntü çiziyordu. Kendisinden önce Nurettin Sözen başkanlık yapmış ve İstanbullulların hiç de iyi anmadığı bir dönem geçirmişti. Birçoklarına göre gelmiş geçmiş en kötü belediye başkanıydı Nurettin Sözen. Buna karşın Erdoğan her fırsatta Sözen’i onurlandırıyordu, onun başlattığı projeleri bitirirken açılışları muhakkak Sözen ile birlikte yapıyordu. Geçmişe ilişkin kötü şeyler söylemekten çok “Bizim yönetimimizde her şey daha iyi olacak” şeklinde bir iddiası vardı.

Erdoğan, gelmiş geçmiş en kötü belediye başkanına karşı uyguladığı tavrı, gelmiş geçmiş en başarılı sosyal demokrat olan Kemal Derviş’ten esirgiyor. Erdoğan’ın lügatinde Derviş yok. Onun yaptığı işler yok. Onun getirdiği sistemler yok. Sanki bu ülkede Kemal Derviş diye birisi hiç olmadı.

Halbuki Erdoğan’ın çok övündüğü ekonomik yapı büyük ölçüde Kemal Derviş’in eseri. Kemal Derviş öyle güçlü bir ekonomik sistem kurdu ki son krizde bankacılık sistemimiz çökmek bir yana rekor karlar açıklıyor. Bankalar arası sistem, düzenleyici kurullar, özelleştirmenin alt yapısı, yani şu anki sistemin temelleri hep Derviş tarafından oluşturuldu. Derviş, Türkiye için görülmedik bir miktarda çalışarak kan ve ter ile bu yapıları kurdu.

Bu durumu Erdoğan’ın bakanı Ali Babacan da, AKP’lilere sempati besleyen Mustafa Boydak da kabul ediyor. Boydak, 14 Aralık 2010 tarihinde Habertürk’te yayınlanan açıklamasında şöyle diyor: “Türk ekonomisi bana göre son 8 yılda sınıf atladı. Enflasyonist bir ekonomi olmaktan çıktı. Bu süreç sayın Kemal Derviş ile başladı, mevcut hükümet de bu süreci iyi değerlendirdi.”

Peki, Erdoğan bunu niçin takdir etmiyor? Niçin Sözen’i onurlandırdığı gibi Derviş’i onurlandırmıyor?

Nedeni Derviş’in kalitesini iyi anlamış olması ve ondan korkması. Sözen’den korkmuyordu çünkü kendisi Sözen’den çok daha iyiydi. Derviş’ten korkuyor çünkü onun kendisinden çok daha iyi olduğunu biliyor. Sözen’i ezip geçebilir ama Derviş karşısında ezilir. Kendi birikimi, yaşam deneyimi, bilgisi, görgüsü Derviş’le karşılaştırılamaz. Bunu da en iyi Erdoğan biliyor. Bunu kabul etmek onun için zor olduğundan da Derviş’i yok sayıyor.

Not: Erdoğan, Derviş’i övmemesi, takdir etmemesi bir yana, bir konuda adını vermeden onu eleştirmişti. Bu konu Derviş’in tarım politikasıydı. Derviş mantıksız bir destekleme ve alım politikasını değiştirmiş ve ürün alımı yerine üreticiyi desteklemeyi uygulamaya geçirmişti. Bunun sonucu olarak, örneğin, türün üreticisi tütün üretmezse para alıyordu. Saçma gibi gelebilir ama bu doğruydu çünkü üretilen fazla tütün devlet tarafından alınıp yakılıyordu. Mantıksız solcuların yanı sıra Erdoğan da bu politikaya karşıydı ve gelir gelmez yürürlükten kaldırdı. Ama zaman Derviş’in haklı olduğunu gösterdi ve hükümet benzer politikalar izlemeye başladı. Bakın 15 Temmuz tarihli Hürriyet’te şöyle bir haber var: “Yeni strateji geldi, ekim alanı 240 bin hektar azaltıldı. 2.6 milyar lira “fındığı bırak” parası ödenecek. Yeni fındık stratejisine göre, 406 bin hektarlık ruhsatlı alan dışında fındık alımı yapılmayacak. Fındık üreticisine dekar başına 150 TL destek sağlanacak. Ancak fındığı bırakıp alternatif ürüne geçen ruhsatsız üreticiye ise 3 yılda dekar başına 600 TL verilecek.” Eeee, Allahın sopası yok.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: