Deniz Baykal’ın Sorunu Nedir?

Deniz Baykal’ın sorununa eğilmeden önce şu sorulara yanıt verin:

1) Walter Mondale kimdir?
2) Michael Dukakis kimdir?
3) John Kerry kimdir?
4) Al Gore kimdir?

Büyük olasılıkla Al Gore’u anımsarsınız; iki dönem Bill Clinton’ın yardımcılığını yaptı. Şu anda da aktif olarak çevre konularında çalışıyor.

Büyük olasılıkla anımsamayacağınız diğer üç kişi değişik zamanlarda başkanlık için Demokrat Parti’den aday olup seçimi kaybetmiş kişiler.

Amerika’da herkesin değerli olduğuna ve herkese eşit şans verilmesine inanılır. Walter Mondale değerli bir insandı ama 1984’de girdiği seçimi kaybetti. Ona “sen değerlisin ama senin kadar değerli başka insanlar da var” denildi ve bir sonraki seçimde o değil Michael Dukakis aday oldu. O da seçilemeyince bir sonraki seçimde Bill Clinton aday oldu, başkan oldu ve o seçildi. John Kerry ve Al Gore da Bill Clinton’dan sonra aday olup seçilemeyen ve bir daha aday gösterilmeyen diğer kişiler.

Yukarıdaki bilgiler Deniz Baykal’ın (ve çok sayıda diğer parti
başbakanının) sorununu açıkça gösteriyor: Baykal değerli bir insan ama kendisi kadar değerli başka kişilere fırsat vermiyor. Bu nedenle de parti içindeki fikri yaşam da çürüyor çünkü yeni insanların getirebileceği yeni bakış açıları, çözüm önerileri daha doğmadan yok edilmiş oluyor.

MHP’nin ileri gelenlerinden birisi milliyetçilerin ana sorununun 1960’dan sonra geliştirdikleri reaksiyoner karakter olduğunu
söylemişti: 1960’a kadar Nihal Atsız, Alparslan Türkeş gibi Türk milliyetçileri aksiyonerdiler; fikri hayatta yeniliğin, bir iddianın temsilcisiydiler. 1960’dan sonraysa aksiyoner olanlar solcular oldu; milliyetçiler yalnızca onlara karşı reaksiyon gösterdiler. Ve kaybettiler.

Türk sosyal demokrat hareketi de uzun zamandır reaksiyoner. En bariz örneğini Turgut Özal-Necdet Calp arasındaki köprüyü satarım-sattırmam tartışmasında yaşadık. Özal köprü satışı gibi bir aksiyon önerirken Calp’in yapabildiği tek şey sattırmam şeklindeki reaksiyondu.

Şu anda da AKP aksiyoner, sosyal demokratlar ise reaksiyoner durumda.
Sosyal demokratlar yeni bir şey öneremiyorlar yalnızca önerilen şeye karşı fikirler ve eylemler üretiyorlar.

İngiltere’de benzer bir şeyi İşçi Partisi Thatcher ‘a karşı yaşamıştı.
Thatcher ‘ın devrimci her eylemi büyük reaksiyon gördü ama o dönem boyunca Teatcher’ın başkanlığını yaptığı Muhafazakar Parti kazanırken İşçi Partisi hep kaybetti. Tony Blair gelip İşçi Partisi’nin politikalarını kökten değiştirip aksiyon alana kadar.

Deniz Baykal ne yapmalı? Ya artık parti başkanlığından ayrılmalı ya da parti başkanlığını korur iken milletvekili ve başbakanlık için bir başkası aday olmalı. Cumhuriyet Halk Partisi içinde artık yeni şeyler söyleyen, yeni aksiyonlar alan kişilere fırsat verilmeli.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: