Bilim her zaman büyük paralar istemez

Ağustos 22, 2017

CERN’in maliyeti yaklaşık olarak 10 milyar dolar.

O kadar büyük bir para ki benzer bir projenin yapılması ABD’de iptal edildi.

ABD bile o kadar para harcamak istemiyor.

Ama bilim her zaman çok parayla yapılmaz.

Bilim yapmak için yaratıcı ve ucuza mal olan çözümler bulunabilir.

Aşağıdaki linkte bir video var.

İngiliz araştırmacılar su dolu bir tank ve boya kullanarak bir kara deliği simüle etmişler ve kuramsal olarak bulunan ama henüz gözlenemeyen bir olguyu gözlemişler.

Para da para diyen, başka bir şey yapmayan üretimsiz bilim adamlarına gösterebileceğimiz bir video bu.

http://www.businessinsider.com/scientists-studied-conditions-black-hole-using-bathtub-technology-science-space-2017-8?nr_email_referer=1&utm_source=Sailthru&utm_medium=email&utm_content=TechSelect&pt=385758&ct=Sailthru_BI_Newsletters&mt=8&utm_campaign=BI%20Tech%20Mondays%202017-08-21&utm_term=Tech%20Select%20-%20Engaged%2C%20Active%2C%20Passive%2C%20Disengaged

Meral Akşener’in Partisi

Ağustos 14, 2017

Meral Akşener yeni bir parti kuruyor.

CHP üyesi olduğum halde bu partiyi desteklemeyi düşünüyorum.

Çünkü CHP kendini yenileyemiyor.

Başkanını değiştiremiyor, yeni plan-proje üretemiyor, yeni umutlar veremiyor.

Beni atmadıkları sürece CHP’de kalacağım ama CHP bu şekilde devam ettiği sürece CHP’ye değil Akşener’in partisine oy vereceğim.

Canan Karatay’a ceza

Ağustos 12, 2017

Canan Karatay saçmalıklarının karşılığını ödüyor.

Darısı Yavuz Dizdar’ın, Ahmet Maranki’nin, Ahmet Rasim Küçükusta’nın başına.

Medeniyetin göstergesi nedir?

Ağustos 8, 2017

Erdoğan bugün Trabzon’da konuşuyor.

Medeniyeti yol yapımıyla özdeşleştiriyor.

“Yol varsa medenisin, yol yoksa medeni değilsin” diyor.

Yolların iyi olması önemli.

Gerçekten de komşularımızla karşılaştırıldığında, yollarımızın iyi olduğu kesin.

Gürcistan’da, Bulgaristan’da, Yunanistan’da, Balkan ülkelerinde yollar bizimki kadar iyi değil.

Gezip gören hemen herkes bu saptamayı yapabilir.

Yine de, yukarıdaki ülkeleri ziyaret ettiğinizde “Burası Avrupa” düşüncesi hepimizde oluşuyor.

Neden?

Neden onların yolları bizimkilere göre kötüyken oraları Avrupa diye görebiliyoruz?

Bu izlenimin en önemli nedeni toplumsal yaşamda kadının yeri.

Gürcistan’da, Bulgaristan’da, Yunanistan’da, Balkan ülkelerinde, bu ülkelerin en ücra köşelerinde bile, toplumsal yaşamda kadının öne çıktığını görebiliyoruz.

Kadınlar eğitimli, bakımlı, özgüvenli.

Ve her yerdeler.

Restoranlarda, iş yerlerinde, sokaklarda, plajlarda erkekler kadar kadınlar var.

Yunanistan dışındaki komşularımız bizden yoksul.

Ama onlara ve bizlere baktığımızda sanki yoksul olan, hayatı yoksul ve gayri medeni yaşayan bizleriz.

Bunun en büyük nedeni de kadının Türkiye’de halen erkekler kadar eğitimli, bakımlı, özgüvenli olmaması.

Yol yapılır.

Hastane yapılır.

Fabrika yapılır.

Önemli olan kadının toplumdaki yerini kuvvetlendirmektir.

Medeniyetin en büyük göstergesi kadınların durumudur.

Evrim Ağacı’na destek

Ağustos 6, 2017

Ak Parti iktidarının en kötü olduğu alan eğitim.

Ak Parti, İmam-Hatip okullarının sayısını arttırdığı gibi tüm okulları da imam-hatiplere dönüştürmeye çalışıyor.

Bu yolda attığı adımlar arasında din-ahlak derslerinin saatini arttırmak, evrim teorisini müfredattan çıkarmak gibi işler var.

Peki, bu durumda biz ne yapabiliriz?

Ak Parti’nin eğitimdeki tahribatını nasıl aşarız?

Bunun yollarından birisi Evrim Ağacı gibi girişimleri desteklemek.

ODTÜ temelli gönüllü bir girişim Evrim Ağacı.

Kendi Web sitesi, Facebook sayfası, Youtube kanalı var.

İki adet de kitap çıkarttılar.

Sürekli olarak, yazılı, sesli, görsel içerik üretiyorlar.

Bizim de Evrim Ağacı’nı desteklememizde yarar var.

Youtube kanalına abone olabiliriz, çıkarttıkları kitapları alabiliriz, Patreon sitesi üzerinden onlara her ay bağış yapabiliriz:

https://www.patreon.com/evrimagaci/posts

Haydi, şimdi harekete geçme zamanıdır.

Türk okumuş-yazmışlarının sığlığının, düzeysizliğinin, komploculuğunun simgesi: Cem Seymen

Temmuz 30, 2017

Cem Seymen CNNTürk’teki programında yine dehşetli gerçeklerden söz ediyor:

Yabancı tohum firmaları hastalık saçan tohumlar üretiyor, bunların yol açtığı hastalıklara ilacı da aynı firmalar üretiyor.

Yabancı tohumlar kötüdür çünkü bu tohumlardan bir kez ürün alınabiliyor, bunlardan yeni tohum elde edilemiyor.

Gazlı içecekler, hamburgerler sağlıksız, bizi hasta ediyor.

Yiyecek ambalajları çok kötüdür.

Yerli tohum en iyisidir.

Bu saçmalıkları savurup duran Cem Seymen’in çoğu insan tarafından beğenilmesi, desteklenmesi ise en büyük skandallardan birisi.

Ak Parti’nin liyakat dönemi

Temmuz 28, 2017

Ak Parti devlet görevlerine atamalarda aidiyet yerine liyakata önem vereceğini açıklamıştı.

Bu dönem Merve Kavakçı’nın büyükelçi olarak atanmasıyla fiilen başladı.

Vatana, millete hayırlı olsun.

Bu dönemin kahramanı Ahmet Şık’tır:

Temmuz 26, 2017

Ahmet Şık’ın savunmasının tam metni:

Savunma yapmıyorum, itham ediyorum… Cumhuriyet’te aradığınız çete ülkeyi yönetiyor

Cumhuriyet çalışanlarına yönelik davanın üçüncü duruşmasında savunma yapan Ahmet Şık, "Ben burada savunma yapmıyorum, ifade vermiyorum, aksine itham ediyorum" dedi ve "Cumhuriyet’te aradığınız çete, siyasi parti kılığında ülkeyi yönetiyor" diye ekledi.

Şık, savcının sorgusunda ‘İddianamedeki suçlamalara değinmediniz’ demesi üzerine, "İddianamenin üzerinde pek durmadım.

Bence siz de pek kaale almayın" diye cevap verdi.

15 Temmuz’u doğru değerlendirmek

Temmuz 15, 2017

TV’ler, gazeteler, Internet’teki sosyal ağ siteleri değerlendirmelerle dolup taşıyor.

Bu değerlendirmeler hem Ak Parti karşıtlarını tam tatmin etmiyor.

Değerlendirmeler ağızda buruk bir tat bırakıyor.

Bu durumun en büyük nedeni toplum olarak derinlemesine kamplara ayrılmış olmak.

15 Temmuz’u bulunduğumuz kamptan yorumluyoruz ve bu da gerçeklerin tümünü görmemizi olanaksız duruma getiriyor.

Peki, 15 Temmuz kampların bize yüklediği yüklerden sıyrılarak nasıl yorumlanır?

Önce, 15 Temmuz gecesinden başlayalım.

15 Temmuz gecesinin baş kahramanı Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Erdoğan’ın CNN Türk kanalına çıkıp halkı sokaklara, meydanlara davet etmesiyle birlikte darbeciler yenilmeye başladı.

Darbe baştan zayıf bir hareket olarak görünüyordu, başarıya ulaşma şansı düşük gibiydi.

Ama sonradan anladık ki genel kurmay başkanı başta olmak üzere ordunun ileri gelen komutanlarının çoğu darbeciler tarafından yakalanmış.

Darbeciler TRT, Türk Telekom, Türksat, valilikler, belediye başkanlıkları gibi önemli noktaları ele geçirmeye çalışmış ve büyük ölçüde başarılı da olmuş.

Dolayısıyla Erdoğan’ın çıkışı olmasa darbe büyük olasılıkla başarıya ulaşacaktı.

Erdoğan’ın Yunan adalarına kaçma davetini geri çevirip olayların merkezindeki İstanbul’a gitme isteği ise başka bir cesaret örneği.

Aynı saatlerde Kılıçdaroğlu’nun partili bir belediye başkanının evinde TV seyrederek zaman geçirmesini bununla karşılaştırabiliriz.

15 Temmuz gecesinin ikinci kahramanı, Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlarda darbecilerle çatışan, onları engelleyen, dengelerini bozan halktır.

Bu kişiler büyük oranda Ak Parti yandaşıdır ya da sempatizanıdır.

Ak Parti muhalifleri (bu satırların yazarı da dahil olmak üzere), aynen Kılıçdaroğlu gibi olayları TVden izlemeyi tercih etmiştir.

15 Temmuz gecesinin son kahramanı Ömer Halisdemir’dir.

Ömer Halisdemir, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin, onun ordusunun disiplin simgesidir.

Çocuklarını, eşini, annesini, babasını düşünmeden aldığı emri yerine getirme yolunda canını vermekten çekinmemiştir.

Her şeye moralimiz bozulsa bile Ömer Halisdemir’in ve onun gibilerinin varlığı hepimizi ferahlatmalıdır.

15 Temmuz gecesinde kahramanlaşanları bu şekilde teslim ettikten sonra durup 15 Temmuz’a yol açanları da saptamalıyız.

15 Temmuz’a gelmemizin birinci nedeni, 15 Temmuz’un baş kahramanı Erdoğan’ın ta kendisidir.

Erdoğan, iktidara geldikten sonra, laik kesimden gelen Cemaat’e ilişkin her türlü uyarıyı göz ardı etmişti.

Bu uyarıları şu Facebook sayfasından öğrenebilirsiniz:

https://www.facebook.com/AKPartiBiliyordu-1846772788892759/?fref=ts

Erdoğan, uyarıları önemsemedi, Cemaat’i besleyip büyüttü ve onu laik kesimi yıpratmak için kullandı.

Beslediği, büyüttüğü Cemaat da onu yemeye kalktı.

Erdoğan’ı sevmemek Cemaat’e sempati beslemeye yöneltmemeli bizi.

Cemaat Erdoğan’dan 1000 kez daha kötüdür.

Erdoğan’a karşı iyi-kötü bir muhalefet halen yapılabiliyor.

Cemaat iktidara gelse böyle bir olanağımız kalmazdı.

Yine Erdoğan karşıtı cephe olarak Cemaat’ten yararlanmaya çalıştığımız da kesindir.

Seçimlerde onların oyunu istedik ve aldık.

Birçok yerde onlarla işbirliğine gittik.

Buradaki temel fikrimiz “Bugüne kadar Erdoğan Cemaat’i kullandı, şimdi de biz kullanalım” oldu.

Bu yolda Zekeriya Öz gibi aşağılık bir insanı bile destekledik, Erdoğan’ın yolsuzluklarını ortaya çıkarıyor diye.

Aynı Öz’ün ve arkadaşlarının yüzlerce vatanseveri komplolarla hapse attığını unuttuk.

Ak Parti yandaşlarının kusuruysa Erdoğan’ın Cemaat ile yakın ilişkilerini körlemesine reddetmek oldu.

Bununla yetinmeyip, gerçekleri çarpıtıp Cemaat’i asıl laik kesimin desteklediğini bile iddia edebildiler.

Bu yüzden, aynen 15 Temmuz gecesi gibi, laik kesim bir türlü anma törenlerini, etkinliklerini desteklemiyor, katılmıyor.

Erdoğan bu durumun da sorumlusu.

Bu ayrıymış topluma bakıp düşünmeli.

Ak Parti muhalifleri düşünmenin ötesine geçmeli.

Hep bizim Ak Parti yandaşlarından daha akıllı, mantıklı, bilgili olduğumuzu savunuyoruz.

Bunun doğru olma olasılığı yüksek.

Ama akıllı, mantıklı, bilgili olmak bize büyük sorumluluklar da yüklüyor.

Öncelikle yaşadığımız ayrışmayı, kamplaşmayı bizim daha da büyütmememiz gerekiyor.

Ayrışma bize değil Erdoğan’a yarıyor çünkü.

Biz Geziciyiz.

Ak Partililerse 15 Temmuz’cu.

Biz daha çok 15 Temmuzcu olmalıyız.

15 Temmuzcular da daha fazla Gezici.

Böyle yapmazsak ne olur?

Erdoğan bizi kapar.

15 yıldır yaptığı gibi.

Mennan usta ve çıtayı düşük tutmak

Temmuz 13, 2017

Mennan usta Türkiye çapında bilinen bir kişidir.

Gaziantep’li Mennan usta eğitimsiz ama yetenekli birisi.

Yetenekli olduğu alan taklitçilik.

Mennan usta gördüğü bir makineyi birebir taklit edebiliyor, ucuza da mal ediyordu.

Bu yüzden de çok sayıda kişinin idolü olmuş durumda.

Çocuklara, gençlere örnek gösteriliyor, daha fazla Mennan ustaya gerek var deniyor.

Ama Mennan usta’nın aslında örnek gösterilecek bir yanı yok.

Tüm yaşamı boyunca, orijinal hiçbir şey üretmeden, başkalarının tasarlayıp ürettiği şeyleri kopyalamak nasıl örnek gösterilebilir?

Kopyalama ve taklitçilik geçici olabilir; kopyalama ve taklitle başlayıp orijinal üretime geçen çok sayıda firma ya da ülke var.

Tayvan ve Çin ilk başta böyleydiler; yalnızca kopyalıyorlardı, taklit ediyorlardı.

Ama şimdi durum bu değil.

Örneğin Çin’in tarihi 30 yılı bulmayan firması Huawei şu anda dünyada altmıştan fazla ülkede faaliyet gösteriyor, çok sayıda orijinal ürün üretiyor.

Tayvan ise bilgisayar parçaları dediğimiz zaman aklımıza gelen bir ülke.

Mennan usta ise yaşamı boyunca hep kopya yaptı.

Bir tane bile orijinal ürünü yok.

Türkler olarak çocuklarımıza bu kişiyi mi örnek göstermeliyiz?

Örnek gösterilebilecek başka kimseler var mı?

Var.

Resimdeki kişi George Hotz.

17 yaşındayken, bir yaz tatili boyunca uğraşıp Iphone telefonu kırdı, her operatörle çalışabilecek duruma getirdi.

Bunu yaparken büyük paralar harcamadı. Yalnızca zaman ve akıl kullandı.

Hotz son olarak da 80 dolarlık bir cihaz üretti.

Bu cihazla bilgisayarlı arabaların (şu anda tüm arabalar böyle neredeyse) parametrelerinin izlenmesi ve değiştirilmesi mümkün olacak.

Çocuklarımıza örnek gösterebileceğimiz kişi Hotz ve benzerleri olabilir, Mennan usta değil.