Başarısız bir girişimcinin öyküsü

Bilgisayar sektöründe her şey güllük gülistanlık değildir. Facebook, Google gibi başarılı girişimlerin yanı sıra çok sayıda başarısız girişim ve acı öyküler de söz konusudur. Aşağıda bunlardan birini okuyacaksınız.

Başarısız Bir Girişimin ve İntihara Sürüklenen Bir Kurucunun Öyküsü

Alyson Shontell

27 Ocak günü, Jody Sherman adındaki bir girişimci arkadaşıyla sinemaya gitmek üzere sözleşti.

Ama arkadaşı o öğleden sonra Jody’nin karısı Kerri’den bir telefon aldı.

Jody kayıptı. Üç saat sonra Kerri kocasına bir şey olduğu korkusuyla Las Vegas Polis Müdürlüğü’nü aradı.

Gece 11:12’de polis Sherman’ın cesedini buldu.

Las Vegas’a 25 km uzaktaki Cadı Dağı Yolu’nda, arabasının içindeydi. Başından vurulmuştu.

Clark Bölgesi Savcılığı Sherman’ın kendisini vurduğuna karar verdi. 48. yaş gününden beş gün önceydi.

Sherman’ın intiharı Twitter ve teknoloji bloglarını salladı. Ölümü binlerce kişiyi şaşırttı ve üzdü. Arkasında hiç not bırakmamıştı. Son Facebook mesajı karısı tarafından yazıldı:

“Bu Jody’nin son mesajı ve Jody’den gelmiyor. O öldü. Onun şakalarından birisi değil bu. Acı verici ama gerçek. Hiç kimseye veda etmedi çünkü edemeyeceğini biliyordu. Bu nedenle vedayı ben yapıyorum. Bu mesajı okuyorsanız bu, Jody ile bir şekilde ilişkili olduğunuz içindir. Sizi seviyordu, saygı duyuyordu, hayranlık duyuyordu, hayatındaki yerinize değer veriyordu. Her birinizin bunu anlamanızı isterdi. Jody hakkında söylemek istediklerinizi buraya iletin lütfen.”

Sherman’ın intiharından birkaç gün sonra, kurucusu olduğu firma Ecomom’da yapılan yönetim kurulu toplantısı sonucunda firmanın hiç de iyi durumda olmadığı saptandı.

Birkaç hafta sonra Ecomom kapılarını kapadı. Nedeni sıradandı: Firmanın borçları varlıklarından fazlaydı.

Daha basit söylemek gerekirse Ecomom batık durumdaydı. 28 çalışana sahip olan ve daha altı ay önce 5 milyon dolarlık yatırım alan firmanın harcayacak parası kalmamıştı Firmadaki hiç kimse paraların nereye gittiğini bilmiyordu.

Neler olup bittiğini anlamak için son altı hafta boyunca, Jody Sherman’a ve firmasına yakın olan bir düzine insanla görüştük. Bu insanlar onun iş arkadaşları, danışmanları, yatırımcıları ve sırdaşlarıydı. Çoğunluğu isimlerinin gizli kalması koşuluyla konuştu.

Konuştuğumuz insanların tümü de şoktaydı. Birçoğu kendilerini kandırılmış hissediyordu. Herkes şu soruyu soruyordu kendine:

Jody Sherman gerçekte nasıl biriydi?

Ve son aylarında ne oldu da yaşamı bu kadar trajik şekilde sonlandı?

Jody sherman’ın dövmesi; “Ben harikayım”

Jody Sherman etkileyici birisiydi. Bir seksenlik boyu 5-6 santimlik kabarık saçlarıyla daha da uzun gibi duruyordu.

Bir arkadaşı "Startup (yeni girişim) dünyasının Willy Wonka’sıydı” diyor.

Sherman’ın bileğindeki dövmede “Ben harikayım” yazıyordu. Büyük olma gereksiniminin göstergesiydi bu dövme.

Arkadaşları Sherman’ın zorlu bir hayatı olduğunu ve çok şeyin üstesinden gelmesi gerektiğini anlatıyor. Onu fazlasıyla hırslı yapan şey bu olmuş olabilir. Para Sherman için her zaman bir sorun oldu ve yaşamını para konusundaki kötü kararlar belirledi.

Bir çocukluk arkadaşı Sherman’ın sigorta yolsuzluğuna girişini anımsıyor. 16 yaşlarındayken bir otoyolda gidiyorlamış. Sherman arkadaşına emniyet kemerini bağlamasını söylemiş. Hızlı bir fren yapıp bir kazaya neden olmuş. Sherman buna benzer başka kazalar yapıp sigorta firmalarından binlerce dolar toplamış.

Sherman üniversiteye gitmek yerine Deniz Kuvvetleri’ne katılmış. 1988’den ordudan ayrılıp Kaliforniya’daki teknoloji dünyasına girmiş. Kariyerindeki en üst noktalardan birisi, İnternet üzerinden yayın yapan bir firmayı NBC’ye satması olmuş. Sherman bu firmada başkan yardımcılığına kadar yükselmiş.

Sherman daha sonra, İnterne üzerinden talk show’lar sunan Comedy World adında bir firma kurmuş. 2000 yılındaki dotcom çöküşü sırasında bu firma da batmış.

Sherman bazı firmalara yatırım yapmış ve yeni bir firma da kurmuş. Üç başka kurucuyla birlikte bu firmada charter uçak seferleri düzenlemiş. Bu firma da Virgin tarafından satın alınmış. Sherman, firmada kendi bölümü kapatılana kadar iki yıl boyunca Virgin’de kalmış.

Bir kaynak “Virgin Charter’da işi zordu çünkü batak bir işti” diyor.

Ama Virgin’deyken Sherman bir sefer daha denemesi gerektiğine karar verdi. Bu sefer dünyayı daha iyi bir duruma getirecek bir firma kuracaktı.

Virgin’in başı olan Richard Branson, hava taşımacılığı işinin karının bütününü çevre programlarına bağışlıyordu ve bu Sherman’ın takdirini kazanmıştı. O da çözülecek başka bir sorun aradı.

Sherman, çevresindeki kadınların hep çocuk bakımından söz ettiklerini görüyordu. Kendisinin çocuğunun olmamasına karşın annelere çocukları için güvenli şeyler sunmanın iyi olacağını ve bunu kendisinin yapabileceğini düşündü.

Sağlıklı bebek gıdaları satan Yeni Bebek sitesini kurdu. Bu site daha sonra, Sherman’ın son son girişimi olan Ecomom halini alacaktı.

Johny Sherman çok sayıdaki yatırımcısından birisi olan Mark Suster ile birlikte.

Ecomom gibi girişimler bazen, melek yatırımcı olarak adlandırılan zengin kişilerden küçük miktarlarda yatırım toplar. Bu yatırımcılar çoğunlukla profesyonel risk sermayedarlarından daha az şey ister, girişimciyi daha rahat bırakırlar

Bu yaklaşımın zayıf bir tarafı vardır: Hiçbir melek yatırımcı firmada büyük bir paya sahip olmadığı için firmayla yakından ilgilenmeye ve firmayı başarılı hale getirmek için çabalamaya gerek duymazlar.

Ecomom’a yatırım almak kolay değildi; melek yatırımcıları bile işin içine katmak zordu.

Sherman, girişimcileri içeren bir grup olan 500Startups’a şöyle yazmıştı: “Hiç kimse, çocuksuz bir adamın anneler için e-ticaret firması kurması işine sıcak bakmıyordu.”

Bir yatırımcı onun hakkında şöyle diyor: “O adamdan çok hoşlanmıştım. Harika birisi olduğunu düşündüm. Ama yaptığı iş felaketti.”

Tüm başarılı girişimciler gibi Sherman da ısrarcıydı ve teker teker yatırımcıların fikrini değiştirmeyi başardı. Sherman’ın yatırımcılarından ve arkadaşların birisi olan Mark Suster şöyle diyor: “Onun başarılı olmasını istiyordum ama bebek ürünü satan bir firmanın para kazanacağına pek inanmadım. Yine de onun ikna eden bir büyüsü vardı.”

Sherman, şuradan 25.000, buradan 50.000 dolar derken 65 kişinin toplam 2 milyon dolar yatırmasını sağladı.

Başlarda bu kadar fazla yatırımcı olması iyiyken bu durum sonunda bir yük haline gelmeye başladı.

Sherman ölümünden birkaç hafta önce 500Startups grubuna şöyle yazmıştı: “İşler kötüye gittiği zaman (ki hep giderler!!) insan birisinin elini taşın altına sokmasını ve sen yaptığın hatayı gördüğünde yanından olmasını istiyor doğrusu. Sen GERÇEKTEN gerek duyduğunda bu yatırımcılar çeki yazmalılar.”

Çok sayıda arkadaşı ve destekleyicisi olmasına karşın sonunda Ecomom’un başarısının ya da başarısızlığının bütün sorumluluğu Sherman’ın omuzlarına binmişti.

Zappos firmasının başkanı Tony Hsieh

Sherman, Ecomom için para peşindeyken Zappos’un başkanı Tony Hsieh’le tanıştı.

Hsieh, ayakkabı işi yapan Zappos’u Amazon’a 1.2 milyar dolara satmıştı.

Sherman gibi Hsieh de dot-com çöküşünü atlatmıştı. Ama Zappos’un o dönemi atlatmasını sağladı. Dışarıdan bakanların çoğu online satış işini batak bir iş olarak görürken Hsieh firmasını büyütmüştü. Bu sırada, e-ticaretin karlı ve iyi bir iş olabileceğini herkese gösterdi. Bu da Ecomom gibi yeni bir startup dalgasına ilham kaynağı oldu.

Hsieh, servetinin önemli bir kısmını Las Vegas’I teknolojik bir merkeze dönüştürmeye ayırdı.

Hsieh, firmaları Vegas’a çekmek için VegasTechFund adında bir fon kurdu. Bu fon startup’lara tek bir koşulla yatırım yapıyordu: Firmalar Vegas projesine destek vermeliydi. Bu da genelde firmaların Vegas’a taşınması anlamına geliyordu.

Sherman’ın kökleri yüzlerce, belki de binlerce arkadaşının olduğu Los Angeles’taydı ama Hsieh de e-ticaretin önemli isimlerinden birisiydi. VegasTechFund, Ecomom’a yatırım önerdiğinde Sherman Vegas’a taşınmaya karar verdi.

2011’in Aralık ayında şirketini Las Vegas’a taşıdı. Tıp okuluna devam eden karısı yanında değildi.

Sherman Vegas’taki teknoloji dünyasını candan savunuyor olsa da yakın arkadaşları orada hiç de mutlu olmadığını söylüyordu.

2011’in Aralığında, Sherman, aralarında VegasTechFund’ün de bulunduğu bir dizi başka yatırımcıdan yaklaşık 4 milyon dolar yatırım aldı.

Sherman para toplamakta iyiydi. Ama hem kişisel yaşamında hem de iş yaşamında akıllı finansal kararlar almada zorlanıyordu.

Sherman için kendisini ve tıp okuluna giden ama para kazanmayan karısını mali olarak ayakta tutmak zordu. Buna karşılık para harcamada bonkör davranıyordu. Çalışanlarına yüksek maaşlar veriyor ve bir karavan için 75.000 doları harcayabiliyordu. Karavanı ülkeyi dolaşıp aç çocuklara yemek dağıtmak için almıştı.

Arkadaşları Sherman öldüğü zaman kişisel ya da şirket hesaplarında hemen hiç bir şeyin kalmadığını söylüyor. Arkadaşlarından birisi “mali olarak büyük sorunları olduğunu biliyordum” diyor.

Sherman ve yakın arkadaşları zaman zaman birbirlerine borç olarak para veriyordu, alıyordu. Bazen bu paralar büyük meblağlara da ulaşıyordu. Sherman her zaman birkaç ay içinde borcunu ödeyeceğini söylüyordu ama öldüğünde halen ödenmemiş borçları bulunuyordu.

Sherman vergilerini ödeme konusunda da dikkatli davranmıyordu. 1995 yılında 27.838 dolarlık vergi borcu çıkmıştı. 2010’da 72.000 dolarlık başka bir borcu daha oluştu.

Arkadaşları Sherman’ın ödenecek borçları uzun bir süreyle ödemezse borçların yok olacağını düşündüğünü söylüyor. Vergi borcu durumundaysa öyle bir şey olmaz; borcunuzu ödemezseniz devlet varlıklarınıza ipotek koyar, banka hesabınızı dondurur.

Geçmişte para idaresini becerememesine karşın Sherman Ecomom’un mali işlerinin tek sorumlusuydu. Mali bilgileri şirketin diğer kurucusu Emily Blakeney ile de paylaşmıyordu.

Bir kaynak “Mali tablolar hiç açıklanmadı ve bu da açıklamamasının bir nedeni olduğunu düşündürüyordu bana.” diyor. “Saklayacak bir şeyiniz yoksa herşeyi göstermeniz gerekir.”

Kaynaklar Sherman’ın firmanın banka hesaplarına ve ödemelerine erişmeye yetkili tek kişi olduğunu söylüyor. Yalnızca o Ecomom’un her ay ne kadar harcama yaptığını görebiliyordu. Firmanın kasası olarak kendi American Express kredi kartını kullanıyor, bu da kişisel olarak daha borçlanmasına neden oluyordu. Amex yetkililerinin kendisini arayıp kredi kartındaki firma harcamalarını sorgulamasından yakınıyordu ama firma için ayrı bir kredi kartı çıkartmayı hep reddediyordu.

Bazı zamanlar kredi kartı borcu yüzbinlerce dolara ulaşıyordu.

2012’nin Ağustos’unda Sherman Ecomom için bir 5.7 milyon dolar daha toplayabildi. Para aldığı yerlerden birisi Boston merkezli bir risk sermayesi firması olan Cue Ball Capital’di. Bunun sonucunda Ecomom’un yönetimine yatırımcılardan John Hammel de girdi.

Bu son yatırım Sherman’ı çok değiştirdi.

Yatırım toplamadan önce Sherman kendisini ve diğerlerini mümkün olduğunca çok para toplamaları konusunda sıkıştırırdı. Son yatırımdan sonraysa arkadaşlarına risk sermayedarlarının sahtekar ve dolandırıcı olduğunu söylüyordu.

Sherman çalışanlarına “Bu yapmak zorunda kaldığım en zor şeylerden birisiydi. Umarım bir daha yatırım toplamak zorunda kalmam” diyordu.

Arkadaşları ve önceki çalışanları Sherman’ın hiçbir zaman yalan söylemediğini söylüyor. Birisi Sherman’ın “takıntılı şekilde dürüst” olduğunu söylüyor. Ama gerçeği komik şekillerde ifade ediyordu.

Bir kaynak Sherman’a ölümünden birkaç ay önce Ecomom’un rakamlarını sormuş. Sherman’ın verdiği rakamlar ve metrikler çok iyiymiş.

Kaynak Sherman’ın “sonucunu görmeye başladığımız saldırgan bir reklam stratejisi uyguluyoruz” dediğini aktarıyor. Sonradan bunun pazarlama kampanyalarının sonucu olarak geçici olduğu ve sürdürülemeyeceği görülmüş.

5.7 milyonluk yatırımdan beş ay sonra ve Sherman’ın ölümünden hemen önce Ecomom aniden nakit krizine girdi.

2012’nin Aralık ayında, firmanın banka hesabında 4 milyon dolar vardı. 2013’ün Ocak ayının sonundaysa bu rakam 400.000 doların altına inmişti.

Peki, milyonlarca dolar nereye gitmişti?

Öldüğü gün sorunun yanıtını yalnızca Sherman biliyordu.

Yönetim kurulu üyesi John Hamel ve diğer kurucu Emily Blakeney bile durumun farkında değildi. Firmanın mali durumu Sherman’ın ölümünden sonra 6-7 günde ancak anlaşılabildi.

Firmanın kasasında hiç para kalmadığı anlaşılınca iflastan bir önceki aşama olan Alacaklıların Yararına Durum’a geçildi.

Jody Sherman

Ecomom, aynen Groupon gibi müşterilerine günlük indirimler sunuyordu. Müşteriler Ecomom’un cömertliğinden ve müşteri hizmetlerinden memnundu.

Ecomom’un müşterileri yarar sağlarken indirimler firmanın banka hesabını eritiyordu.

Groupon gibi firmalar önce müşterilerinden paraları topluyor sonra da ürünleri sağlayan firmalara 15 ile 90 gün aradan sonra ödeme yapıyor.

Firmalar bu türlü indirimleri hızlı bir nakit akışı sağlayabildiği için tercih edebiliyor ama maliyeti de yüksek oluyor. Yapılan indirimler sağlayıcı firmalarla Web siteleri arasında paylaştırılıyor.

Nakti çok olan firmalar bu indirimlerle yeni müşteri kazanmayı göze alabiliyor ve müşterilerin daha sonra indirimsiz fiyatlardan da alışveriş yapacağını düşünüyor. Finansmanı iyi firmalar bu indirimler sırasında para kaybetmeyi de hesaba katıyor. Ama açık konuşmak gerekirse Ecomom finansmanı iyi firmalar arasında olmamış.

Örnek vermek gerekirse, bir e-ticaret firması olan Gilt Groupe’un aldığı yatırım 220 milyon dolardan fazla. Bir başkası, Fab, 171 milyon dolardan fazla toplamış. Ecomom ise tarihi boyunca yalnızca 12 milyon dolar alabilmiş.

Eğer indirimler bu kadar maliyetliyse Ecomom neden sürekli bunları uygulamış? Ve firmayı battığı yılın son çeyreğinde neler olmuş acaba?

Geçen yılın Ekim ayında, Sherman yöneticileriyle bir toplantı yapmış.

“2012 yılı ciro hedefimiz nedir?” diye sormuş.

Hedefin 2.3 milyon olduğunu söylemişler. Sherman bu rakamın kabul edilemeyeceğini söylemiş. “Eğer ciro 4 milyon doların altında olursa yönetim kurulu beni kovar” demiş ve devam etmiş: “Firmanın nakit durumunu dert etmeyin. Durum kontrolüm altında.”

Onlar da ciroyu arttırmak için bir yol bulmuş: Tatil zamanında yüzde 40’a ve daha fazlasına ulaşabilecek indirimler.

Bunun sonucunda firmanın cirosu 3.7 milyon olmuş. Ama saldırgan pazarlamanın firmaya maliyeti de yüksek olmuş.

Cironun yükselmesi Sherman’ın durumunu kurtarmaya yetmemiş. Birden fazla kişi, öldüğü hafta yapılması planlanan toplantıda kendisine yol verileceğini söylüyor.

Guatemala Dolandırıcılığı

2012 yılının son çeyreğinde, ölümünden birkaç ay önce, Jody Sherman Guetemala’da oldukça uzun zamanlar geçirmiş.

Bunun yatırımcılarından birisi olan People Fund’ün önerisi üzerine olduğunu söylüyormuş. Orta Amerika’da ofis açacakmış. Bu ofisin işlemlerini ucuzlatacağını da ekliyormuş.

Ofis gerçekten de açılmış ve birkaç kişiyi işe de almış. Jody her ay en az bir kez oraya gidip büyük harcamalar yapıyormuş.

Sherman’ın dediğine göre bu ofisi açtığında People Fund ona daha fazla yatırım yapacakmış. Ama dördüncü çeyrekte People Fund kararını değiştirmiş ve yeni bir yatırım yapmayacağını söylemiş. Son çeyrekteki saldırgan pazarlamaya bir de bu eklenince Sherman soluksuz kalmış.

Çaresiz kalan Sherman kendisini bir dolandırıcılık olayının içinde bulmuş.

Sherman Guetemala’da bazı yatırımlar yaparsa karşılığında büyük teşvikler alacağına inandırılmış. Sherman söylenen yatırımı yapmış ama karşılığı hiçbir zaman gelmemiş. Biz bu olayı doğrulatamadık.

Sherman’a eve dönüp bu olayı unutmasının daha iyi olacağı söylenmiş.

Jody Sherman ve çok sevdiği karısı

Sherman’ın gelip gidici karakterini bilenler için bile ölümü şok olmuş. Yaşamında türlü zorlukların üstesinden gelmiş birisinin intiharından sonra herkesin sorduğu “Niçin?” olmuş.

Bazı yakınları Sherman’ın ölümünün intihar olmadığını söylüyor. Hiç not bırakmamış olduğuna ve kimliğinin öldüğü yerde değil de evine yakın bir yerde bulunuşuna dikkati çekiyorlar. Ama savcılık defalarca Sherman’ın ölümünün kendi elinden olduğunu açıklamış durumda.

O zaman Jody Sherman’I ölüme götüren şey neydi?

İntiharlarda çoğu zaman olduğu gibi kimse bunu kesin olarak bilemez. Sherman klinik depresyonla mücadele ediyordu ve kafası marihuana ile dumanlı da olabilirdi; kendi kendini tedavi için sık sık marihuana kullandığı biliniyordu. Açık olan tek şeyse işiyle ve mali durumuyla ilgili büyük bir stres yaşamakta olduğuydu.

Sherman’ın ölümünden sonraki yorumlarda hep söz işine ve mali durumuna geliyordu.

Bir startup’ı yönetmenin ne kadar zorlu bir iş olduğunu en iyi bilenlerden birisi, Ecomom’un yatırımcılarından birisi olan Dave McClure’dur.

“Tanrım, bir firmayı kurmak bela bir iştir.” Diyor McClure. Bir girişimci olarak yaşadığı karanlık günleri anımsıyor. Işten çıkarmalar, diğer kurucularla ve eşinizle kavgalar ve bir türlü kazanılamayan paralar.

“Bazı günler bir köşeye çekilip ağlarsınız. Yapacağınız başka bir şey kalmamıştır. Sosyal yaşamınız biter. Ailenizle ve arkadaşlarınızla bir araya gelmek bile istemezsiniz. Bütün dünyanız girişiminizin çevresinde döner ve tüm çabalarınız ayakta kalmak ve çalışanlarınızın gözünde bir aptal gibi görünmemek içindir.”

McClure devam ediyor: “Tüm bunlar savaş, açlık ya da benzer şeylere benzemeyen birindi dünya sorunları olarak görülebilir. Ama sürekli olarak çevrenizdekilere başarılı olduğunuzu, her şeyin yerinde olduğunu göstermeye çalışırken içinizde fırtınaların kopması ve ay başındaki maaşları yetiştirmeye çalışmanız gerçekten berbat bir durumdur.”

Sherman’I tanıyanların bazıları yaşamlarının bir daha aynı olamayacağını söylüyor. Sherman’ın intiharı onların kariyerlerini ve önceliklerini yeniden değerlendirmelerini sağlamış.

Birisi şöyle soruyor: “Bir firma tüm bunlara değer mi? Karşılığı yaşam mı olmalı?”

Bir Yanıt to “Başarısız bir girişimcinin öyküsü”

  1. ibrahim Beytekin Says:

    Gerçektende son dediği gibi “Bir firma tüm bunlara değer mi? Karşılığı yaşam mı olmalı?”.Çok ince bir çizgi işte bu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: